Published on: 08 Ocak 2018 Konuk Yazar 0 Yorum
Okuma Sayısı : 620

Konuşmak mı? Yoksa susmak mı? Bazı şeyleri anlatmanın bir yolunu arar insan, kimi zaman ağız dolusu konuşur. Konuştukça rahatladığına dair inancını yitirmeye başladığındaysa, ne mi olur? Güldürmeyin beni. Susmaya başlar. Karşısındaki insanların ne kadar anlatsa da anlayacaklarına dair inancını zaman içerisinde yitirmiştir bir kere...

Bu onu yalnızlığa sürüklemeye başlar. O zaman anlar ki yalnızlık sandığından daha güzel. Yalnız olmaktan bahsettiğim bir odanın içerisine kendini kapatması değil. İnsan iğne atsalar yere düşmeyecek bir toplumun içinde, sokağın tam ortasında veya arkadaşım, ailem dediği bireylerin yanında da yalnız kalabilir. Bu düşünsel bir durumdur. Böyle bir insanı düşünelim öyleyse? Ne geldi aklınıza. Tasfir etmemiz istense ne derdiniz ilk önce? Yalnız mı? Güvensiz mi? İnsanlara karşı duruşunu kaybetmiş kendi özsaygısını yitirmiş bir birey mi? Bence hiçbiri.

Bence bu birey insanlara karşı küçük beyin ve büyük beyin olarak iki seçenek halini almış. Anlatsa anlayacak ve defalarca anlatsa anlamayıp onu suçlayacak insanlar var. Suç konusunu geçelim. Günümüze gelelim hepimizin çevresinde bu insanlardan epeyce var gibi ne dersiniz? 

Yalnızlık mutluluk mudur?

İnsanoğlunun beyni o kadar agresif çalışıyor ki, yaşanmışlıklar üzerine farklı algı nöronları oluşturuyor. Birinin yaşayıp deneyimlemiş olduğu bir kuram başkasınınkine uyum sağlayamadığında karşısındaki insanla da empati gücü yitiyor. İşte konunun özetine gelmiş olduk böylelikle. Bu insan karşısındaki insanların onun hayatını deneyimlemediği için kendisi de onların hayatını yaşamsal farkla algılayamayacağı için anlatmama kararı almış. İçgüdüsel olarak verdiği bu kararla kendini gerçekten yalnızlığa mı itmiş oluyor sizce? Bence hayır. Kendini mutluluğa itmiş oluyor çünkü kendisine insanların deneyimlerinin farklı olduğunu ve yanındakilerin onun gibi düşünemeyeceklerini algılamış durumda. 

Bu da onu daha rahat ve mutlu bir insan olmaya yönlendiriyor. Karşısındaki bireyleri olduğu gibi kabullenmesini ve onları değiştirmeye çalışarak zaman harcamamasına olanak sağlıyor. Sonuç mu, daha huzurlu bir birey, yanındakilere daha az kafa yoran, kendi hayatına daha fazla ağırlık veren, benliğiyle mutlu olmayı seçmiş bir insana çeviriyor.

Yazar: Aslıhan Atik

  • yalnızlık ,
  • mutluluk ,
  • empati
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı