Close
Mobil Menu Bars

Perfüzyon Nedir?

20 Temmuz 2020, 1347 defa okundu.
Perfüzyon Nedir?
perfüzyon, perfüzyon cihazı, perfüzyonist, perfüzyon lisans, perfüzyon bölümü, perfüzyon mesleği, perfüzyon teknikeri, perfüzyon teknikeri

Canlıların temel yapı birimi hücredir. Hücreler bir araya gelerek dokuları, dokular organları, organlar sistemleri ve sistemler canlıyı oluşturur. Sistemlerin sorunsuz çalışması ve bu sayede canlılığın devam etmesi, hücrelerin yaşamsal faaliyetleri sürdürebilmek için enerji üretmesiyle gerçekleşir. Bu enerji ise besin ve oksijen ile sağlanır. Hücrelerin ihtiyaç duyduğu besin ve oksijeni taşımakla görevli olan sistem dolaşım sistemidir.

Canlının aldığı besin ve oksijen kana karışır ve dolaşım sistemi aracılığı ile tüm hücrelere ulaştırılır. Dolaşım sisteminde meydana gelecek bir aksaklık, doku veya organların hasar görmesine, kaybına, hatta ileri boyutta canlılığın sona ermesine sebep olur. Bu da demektir ki; eğer bir sebeple dolaşım sisteminin kalp ya da damarlar gibi elemanlarından biri devre dışı kalırsa, beslenemeyen dokular için eksrakorporeal (vücut dışı) dolaşım desteği gerekir.

Bu durumun örnekleri hipotermiye (vücut ısısının aşırı düşüşü) bağlı olarak uzuvların işlevini yitirmesi, organ nakilleri, açık kalp ameliyatları ve bazı büyük damar ameliyatlarında görülebilir. Bu tür olgularda dolaşımı vücut dışında sağlamak için perfüzyon cihazı ya da diğer adıyla perfüzyon pompası kullanılır.

Perfüzyon Nedir?

Perfüzyon, temel olarak hücre, doku ve organların beslenmesi anlamına gelir. Etimolojik olarak incelendiğinde, Fransızca’da ‘akıtmak’, ‘boşaltmak’ anlamlarına gelen ‘perfuse’ sözcüğünden türediği görülür ve tıp literatüründe, bir çözeltinin iğne veya intranül benzeri yardımcılarla damar yoluna akıtılması anlamında kullanılır.

 

Açık kalp ameliyatlarının başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için ameliyat ortamının kansız olması gerekir. Bunu sağlayabilmek için ise akciğer ve kalp fonksiyonları durdurulmalıdır. Dolaşımın sağlanamayacağı bu süreçte hasta ölmemesi için bir cihaza bağlanır. Kalp-akciğer makinesi olarak da adlandırılan bu perfüzyon cihazı, hastanın damar sistemine bağlanarak kalbin pompa işlevi ve akciğerin gaz değişim görevini yerine getirir, kan miktarı, vücut ısısı, kandaki oksijen oranı ve kan basıncı gibi bilgileri gözlemlemeyi sağlar.

Tıpta perfüzyon teknikleri konusundaki gelişim, açık kalp ve damar ameliyatlarının başarılı bir şekilde yapılabilmesinin yanı sıra donör organların beslenebilmesini sağlayarak, nakil işlemi için 24 saat süre tanıyabilmekte ve hipotermi ya da benzeri sebeplerle işlevini yitirme eğilimindeki organların kurtarılmasına olanak tanımaktadır.

1950’lere kadar açık kalp ameliyatları yapılamadığından birçok kalp ve damar hastalığı ne yazık ki tedavi edilemiyordu. Çünkü bu organ ve dokulara müdahale edebilmek için bir süreliğine işlevlerini durdurmak, bu süre içerisinde de hastayı hayatta tutmak mümkün olmuyordu. 1950’lerin başında perfüzyon cihazı bulundu, bu sayede tıpta büyük bir ilerleme kaydedildi ve kalp damar hastalıklarının tedavisi mümkün hale geldi.

Perfüzyon Teknikleri Nedir?

Kalp ve damar ameliyatları esnasında kalp-akciğer pompası, kalp ve solunum destek üniteleri gibi cihazları kuran, uzman cerrah gözetiminde bu cihazları kullanarak vücut dışı dolaşım işlemini yöneten, bu sırada hastanın değerlerini gözlemleyerek gereklerini yerine getiren kişileri yetiştirmek üzere, yüksekokul düzeyinde eğitim veren programın adı ‘Perfüzyon Teknikleri’dir. Aynı zamanda fakülte mezunlarının ‘perfüzyonist’ olarak yetiştirilmesini amaçlayan yüksek lisans programı da aynı isimle anılmaktadır.

26 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe giren meslek yasası ile ‘perfüzyonist’ tanımı yapılmış ve bu mesleği yapmak için alınması gereken eğitim net olarak belirlenmiştir. 6-12 Şubat 2012 tarihleri arasında ise Sağlık Bakanlığı tarafından, en az 1 yıldır perfüzyonist olarak çalışan, bu süreyi, katıldıkları operasyonları ve en az lise düzeyinde olmak üzere mezuniyetlerini kurumlarından onaylı şekilde belgelendirebilen kişiler yoğun bir eğitime tabi tutulmuşlardır. Eğitim sonunda sınavı başarıyla tamamlayanlara ‘Perfüzyonist Yetki Belgesi’ verilmiştir. Yetkilendirme süreci 2012 yılında son bulmuştur.

Günümüzde Üniversitelerin sağlık meslek yüksekokulları veya sağlık bilimleri fakülteleri bünyesinde bulunan 2 yıllık ‘ perfüzyon teknikleri ’ programları ‘ perfüzyon teknikeri ’ yetiştirirken, öğrenim süresi 4 yıl olan  perfüzyon  lisans programları ise ‘ perfüzyonist ’ ünvanı ile mezunlar verir. Diğer bir deyişle ön lisans programları, mesleğe bir başlangıç ya da hazırlık aşaması sayılır. Görev alabilmek için mutlaka 4 yıl okumak gerekir.

Perfüzyon okuyanlar, özel hastane ve kliniklerde çalışma imkanlarının yanı sıra kamuda atama imkanına sahipken, perfüzyon teknikerleri özel sektör ya da kamu fark etmeksizin bu alanda çalışmaya yetkili değildir. Ancak ön lisans diplomalarını aldıktan sonra vakıf ya da devlet üniversitelerince açılan lisans tamamlama programlarını da bitirerek veya dgs ile perfüzyon lisans programlarına kaydolup başarıyla tamamlayarak perfüzyonist olarak çalışmaya hak kazanırlar.

İş tanımı gereği bir hastanın hayati sorumluluğunu üzerine alan perfüzyonist ,tedavi konusunda olmasa da insan anatomisi ve fizyolojisi konusunda neredeyse bir cerrah kadar bilgili olmalıdır. Bu sebeple perfüzyon lisans eğitimi sırasında, tüm bölümler için ortak olan derslerin yanı sıra

  • Anatomi
  • Fizyoloji
  • Perfüzyon teknikleri teknolojisi
  • Perfüzyon cihazları
  • Tıbbi terminoloji
  • Biyokimya
  • Kalp hastalıkları
  • Farmakoloji
  • Ekstrakorporeal yaşam desteği
  • Kardiyak anestezi
  • Hematoloji
  • Transplantasyonda perfüzyon
  • Kan ve kan ürünleri transfüzyonu prensipleri
  • Ekstrakorporeal dolaşımda hasta monitörizasyonu
  • Temel mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları

gibi dersler verilerek alanında uzman ve donanımlı perfüzyonistler yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.

Lisans ve ön lisans eğitimleri esnasında teorik derslerin yanı sıra uygulamalı dersler, laboratuvar dersleri, klinik uygulamaları bulunur. Ayrıca mezun olmadan önce mutlaka yaz stajı yapmak gerekir, ki bu staj mesleğe atılmanın, deneyim kazanmanın ilk adımıdır.

Perfüzyonist olmanın yollarından biri de biyoloji, sağlık bilimleri, biyomedikal ve benzeri alanlarda lisans eğitimini tamamladıktan sonra perfüzyon yüksek lisans programını tamamlamaktır. Yüksek lisans sonrası, kişiler bu alanda çalışmaya yetkinlik kazanacaklardır. Yüksek lisans programında da lisans programına eş değer dersler verilerek perfüzyonistler yetiştirilmektedir.

Her öğrenciden master programı boyunca en az 75 vakada kardiyopulmoner bypass tecrübesi edinmiş olması beklenmektedir. Bu vakalar esnasında hazırlık aşaması, perfüzyon cihazlarının seçimi, operasyon boyunca kararların alınması gibi değerlendirmeler yapılmaktadır.

Perfüzyonist Ne İş Yapar?

Perfüzyonist; kalp-damar, akciğer, karaciğer ve benzeri operasyonlarda cerrah ve anestezi uzmanı ile koordine çalışarak vücut dışı dolaşım ünitesini kurmak ve yönetmekle yükümlü kişidir. Bu operasyonlar sırasında kalbin fonksiyonunu durdurma görevini üstlenecek ve bu işlem için gerekli maddeleri vücuda aktaracak kişi de perfüzyonisttir.

  • Perfüzyonistin tüm görev, yetki ve sorumlulukları şu şekilde sıralanabilir;
  • Kalp-akciğer makinesini kurmak ve yönetmek.
  • Vücut dışı dolaşım ekipmanını yönetmek.
  • Kalp fonksiyonlarının durdurulduğu cerrahi müdahaleler ve vücut dışı dolaşım sırasında hastanın fizyolojik verilerini takip ederek gerekli girişimleri yapmak.
  • Kalp kasının korunması ile ilgili işlemleri gerçekleştirmek için kalbi gevşeme pozisyonunda durdurmak.
  • Kanın süzülmesi veya ayrıştırılması ile ilgili uygulamaları yapmak.
  • Kan pıhtılaşması ile ilgili verileri analiz ve monitörize ederek, pıhtılaşmayı önleyici girişimlerde bulunmak.
  • Operasyon esnasında vücut sıcaklığının kontrolünü sağlamak, ısıyı şartların gerektirdiği düzeyde tutmak.
  • Vücut dışı dolaşım ekipmanı üzerinden kan ürünleri, ilaçlar ve anestezik ajanların vücuda girişini sağlamak.
  • Hastaya ait kanın pıhtılaşma faktörlerinden arındırılarak hastaya tekrar verilmesi anlamına gelen ototransfüzyon uygulamasını yapmak.
  • İzole organ ve uzuv perfüzyonunun yapılmasını, ilaçların ve hücresel tedavilerin verilmesini sağlamak.
  • Gerekli durumlarda donör doku ve organlarının korunmasına yardımcı olmak.
  • Kanın vücut dışında oksijen değişiminin yapılmasını sağlayan ECMO ve kısa, orta, uzun dönem kalp destek cihazlarının yönetimini yapmak.
  • Damar içerisinde oksijenasyon işleminin yönetimini yapmak.
  • Kan gazları ve kan biyokimyasını analiz ve monitörize ederek gerekli girişimleri yapmak.
  • Operasyon öncesi hasta hazırlığına ve operasyon sonrasında, tedavi edilen hastalığın görülme ve ölüme sebebiyet verme sıklığı ile ilgili toplantılara aktif olarak katılmak.
  • Gerektiğinde trombosit jel üretimi yapmak
  • Vücut dışı dolaşım fonksiyonlarının sağlanması için gerekli cihaz ve tekniklere hekim ile birlikte karar vermek.
  • Vücut dışı dolaşım desteğinde olan hastanın taşınmasına destek sağlamak.
  • Vücut dışı dolaşım sistemleri ve hasta dolaşımı ile ilgili kayıtları eksiksiz olarak tutmak.
  • Vücut dışı dolaşım gerektirebilecek müdahalelerde ameliyathanede hazır bulunmak.
  • Tüm cihazların 24 saat kullanıma hazır bulunmasını sağlamak.
  • Gerektiğinde diyaliz makinesini kurmak ve çalıştırmak.
  • Sorumluluklarını eksiksiz yerine getirerek hastanın hiçbir doku ve organına zarar vermemek.
  • Vücut dışı dolaşım sistemleri ile ilgili olarak perfüzyonist, perfüzyonist adayları ve diğer tıbbi personelin eğitim ve performans değerlendirmesine katkıda bulunmak.
  • Kalite kontrol çalışmalarında bulunmak.
  • Mesleki gelişimini sağlamak amacıyla, alanı ile ilgili bilimsel etkinliklere katılmak, yayınları takip etmek ve değerlendirmek.
  • Profesyonel etik kurallarına uymak.
  • Hasta haklarına duyarlı olmak.

Tüm bu sorumlulukların önemi ve fazlalığı göz önünde bulundurulduğunda perfüzyonist ünvanına sahip kişilerin veya adayların taşıması gereken belli başlı özellikler bulunur. Bu özelliklerin ilki disiplinli olmaktır. Yapılacak bir hamlenin bir insanın hayatını kurtarabileceği, ya da bir hatanın bir insanın hayatını bitirebileceği düşünülürse, bu mesleğe dahil olacak kişilerin son derece disiplinli, özverili ve dikkatli olmaları beklenir.

Çok uzun süre cihaz başında oturup verileri takip ettirmeyi gerektiren iş tanımı sebebiyle, bu alanda çalışan kişilerin sahip olması gereken en önemli özelliklerden biri sabırdır. Bir anlık dalgınlık bir hayatı sonlandırabilir. Bir perfüzyonist her zaman bunun bilincinde olmalı, sabır ve dikkatle süreci yönetmelidir.

Kalp ameliyatları veya organ nakilleri gibi perfüzyonistlerin yer alacağı operasyonlar çoğunlukla uzun sürelidir. Ameliyathane ekibinin saatlerce, hatta bazen gün boyunca ameliyathanede kalması gerekebilir. Bu da kapalı ortamda uzun süre bulunmak demektir. Bu mesleği seçecek kişilerin kapalı ortamda uzun saatler geçirmekle ilgili bir problemi olmamalıdır.

Ayrıca bulunulan ameliyatlar hayati risk taşıyan operasyonlardır. Bir hastanın tüm sorumluluğu o an ameliyathanede bulunan her çalışanın üzerine eşit olarak dağılmaktadır. Bir insanın hayati sorumluluğunu taşımak oldukça streslidir. Bu sebeple perfüzyonist olarak çalışmayı amaçlayan kişiler stres yönetimini sağlayabilmelidir. Bu mesleği seçecek kişiler, ameliyathane ortamında karşılaşacakları fiziksel görüntü ve psikolojik baskının kendilerini rahatsız etmeyeceğinden emin olmalıdır.

Ameliyat süreci başarılı bir ekip çalışması gerektirir. Cerrahlar, hemşireler, anestezi bölümü çalışanları ve perfüzyonistlerin uyum içinde olmaları ve doğru iletişim kurabilmeleri oldukça önemlidir. Bu yüzden bu mesleği tercih edecek kişiler etkili iletişim kurma yetisine sahip olmalıdır.

Yapılacak operasyonlar birçok prosedüre tabidir. Her sağlık çalışanı gibi perfüzyonistler de prosedürlere hakim olmalı ve işleyişin dışına çıkmamalıdır.

Bu yolda ilerlemeyi düşünen kişilerin göz önünde bulundurması gereken bir diğer durum ise çalışma saatleridir. Uzun saatler boyunca mesai yapmak, zaman zaman nöbet tutmak gerekecek ve bunlar büyük ölçüde plansızca gerçekleşecektir. Konunun özü şudur; perfüzyonistlik severek yapılması gereken bir meslektir. Aksi taktirde özverili olmak ve ödün vermek çok zor olacaktır.

Perfüzyonist olmayı hedefleyen adaylar tüm bu faktörleri göz önünde bulundurarak, kendi sınırlarını ve kapasitelerini bilerek adım atmalıdır. Eğitim süresince oldukça çok emek verecek, detaylı bir staj süresinden geçecek, tüm yetkinlikleri kazandıktan sonra bu mesleğe başlayacak kişiler, üstesinden gelip gelemeyeceklerine emin olmadan yola çıktıkları taktirde, emeklerinin boşa gitmesi söz konusu olabilir. Fakat kendinden emin şekilde yola çıkan, eğitim sürecini tamamlayan ve çalışma hayatına atılan bir perfüzyonist, kesinlikle emeklerinin karşılığını alacaktır.

Perfüzyonistlerin Çalışma Alanları Nelerdir?

Perfüzyon bölümünü bitirerek perfüzyonist ünvanını alan kişiler, kalp-damar ameliyatları yapılan devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve özel hastanelerde ameliyathanelerde, organ nakli yapılan cerrahi birimlerde, yoğun bakım ünitelerinde ve diyaliz merkezlerinde çalışabilirler.

Ayrıca kemoterapik tedavilerde, ilaçlar vücuda damar yolu ile verildiğinde tüm organlara ulaştığından sağlıklı dokularda hasar meydana getirebilmektedir. Yalnızca kanserli dokunun veya organın perfüze edilmesi yani ilacın yalnızca kanserli organa verilmesi son zamanlarda onkoloji alanında tercih edilen bir yöntemdir. Bu aşamada da perfüzyonistlere ihtiyaç duyulmaktadır.

Türkiyede yılda yaklaşık 75,000 açık kalp-damar ameliyatının yanı sıra organ nakilleri karaciğer ameliyatları gibi vücut dışı dolaşıma ihtiyaç duyulan toplamda 200,000’e yakın olguya müdahale edilmektedir. Ülkede 300 civarı kardiyopulmoner bypass uygulaması yapılan merkez bulunduğu ve her kalp-damar cerrahı için en az 2 perfüzyonist çalışması gerektiği düşünülürse, bu alanda büyük bir istihdam açığı olduğu ortadadır.

Ayrıca lisans eğitimi veren üniversitelerin bu konudaki geçmişleri çok eski değil. Yeni yeni mezunlar vermeye başlayan bu alan, geleceğin mesleği olarak değerlendirilebilir. Perfüzyonistler, asgari ücretin yaklaşık 2-3 katı kadar maaşla işe başlarlar. Mesleki gelişim, beceri ve başarılarına göre alacakları maaş asgari ücretin 10 katını bulabilir. Yani bu stresli meslek sahiplerinin emeklerinin karşılığını aldığını söylemek mümkündür. Elbette elde edilen kazanç, gösterilen çabaların yalnızca maddi karşılığıdır. Bir insanın hayatına dokunmak, hayat kurtarmak ise bu meslekten alınabilecek en büyük manevi karşılıktır.

Perfüzyonistlerin Kariyer İmkanları Nelerdir?

Perfüzyonistlerin lisans eğitimini tamamladıktan sonra, seçebilecekleri iki yol bulunur. Birincisi; sahada kalarak aktif cerrahide devam etmektir. Bu yolda ilerleyerek hastane yöneticiliği, organ nakli komitesi yöneticiliği, yoğun bakım destek komitesi yöneticiliği gibi mevkilere erişebilirler.

İkinci yol ise lisans sonrası master ve doktora programlarına katılarak akademik kariyer yolunda ilerlemektir. Böylece donanımlı perfüzyonistlerin yetiştirilmesine ve perfüzyon teknikleri konusunda ilerlemelere katkıda bulunabilirler. Master programının 1-6 yıl civarı olması öngörülmektedir.

Perfüzyon Eğitimi Veren Okullar Ve Puanları

Bugün Türkiye’de lisans düzeyinde perfüzyon eğitimi veren 3 adet vakıf üniversitesi bulunur. Devlet üniversiteleri içerisinde de bu bölümün açılması için gerekli çalışmaları yürüten okullar mevcuttur. Lisans eğitimi veren okullar ve puanları şu şekildedir:

Üniversite     Puan     Sıralama
İstanbul Üsküdar Üniversitesi  (Tam burslu)   305,10278  179908
İstanbul Üsküdar Üniversitesi  (%75 burslu)    225,84887   452126
İstanbul Gelişim Üniversitesi   (Tam burslu)      304,20837         182021
İstanbul Gelişim Üniversitesi   (%75 burslu)     217,74573     466126
İstanbul Bilgi Üniversitesi  (Tam burslu)        400,11407       52184
İstanbul Bilgi Üniversitesi (%75 burslu)     238,40119         344649

Perfüzyon Teknikleri Ön Lisans Programı Olan Okullar ve Puanları

Üniversite   Puan Sıralama
Van Üniversitesi 287,91806                                      493354
Harran Üniversitesi 284,77373                                       518413
Giresun Üniversitesi 283,09597   532091
Beykent Üniversitesi (Tam burslu)   287,02275    500346
Beykent Üniversitesi (%75 burslu)       229,55781    1141316
Biruni Üniversitesi     (Tam burslu)     278,63340  570267
Biruni Üniversitesi     (%75 burslu)  262,87199          726039
Nişantaşı Üniversitesi (Tam burslu)   288,84989      486165

Yüksek lisans programı ise birçok devlet üniversitesinin yanı sıra bazı vakıf üniversitelerinde de bulunmaktadır ve bu okullar şu şekilde sıralanabilir;

  • Ankara Üniversitesi
  • Çanakkale Üniversitesi
  • Dokuz Eylül Üniversitesi
  • Ege Üniversitesi
  • Harran Üniversitesi
  • İstanbul Üniversitesi Kalp Enstitüsü
  • İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  • Karabük Üniversitesi
  • Sakarya Üniversitesi
  • Sütçü İmam Üniversitesi
  • Namık Kemal Üniversitesi

Ön lisans mezunlarının, eğitimlerini 4 yıla tamamlayarak perfüzyonist olmasını sağlayan lisans tamamlama programı ise yalnızca Atatürk Üniversitesi’nde bulunur.

Perfüzyon Nedir?

Perfüzyon temel olarak hücre, doku ve organların beslenmesi anlamına gelir. Tıpta kullanılan bir diğer anlamı ise; bir çözeltinin iğne veya intranül benzeri bir yardımcıyla damar yoluna aktarılmasıdır. Ayrıca vücut dışı dolaşım sistemi kullanılarak hücre ve dokuların beslenmesini ifade eder.

Perfüzyonistlerin Çalışma Alanları Nelerdir?

Perfüzyonistler kalp damar cerrahisi bulunan bütün hastane ve kliniklerde görev alabilirler. Buna ek olarak diyaliz merkezlerinde ve yoğun bakım ünitelerinde çalışma imkanları mevcuttur. Son zamanlarda kemoterapik ilaçların tüm vücuda yayılmasını engelleyip yalnızca kanserli dokuya verilmesini ön gören tedavi şekli ile onkoloji alanında da perfüzyonistlere ihtiyaç duyulmaya başlamıştır.

Perfüzyonistler Ne Kadar Maaş Alır?

Yeni mezun olan perfüzyonistler, yaklaşık olarak asgari ücretin 2-3 katı kadar maaşla işe başlar. Elbette her meslekte olduğu gibi bu meslekte de tecrübe ve başarı kazancı etkileyen faktörlerdir. Artan tecrübe ve gösterilen başarı ile maaş asgari ücretin 10 katını bulabilir.

Bu yazıyı beğendiysen
şimdi paylaş!
Blogger
Özgeçmiş

Eylül 1988 Antakya doğumlu Buket Sağdinç, Aydın'lı. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü mezunu. Yaklaşık 15 yıldır profesyonel olarak dalgıçlık yapıyor ve çalışma hayatının çoğu turizm sektörü içerisinde geçti. Araştırmayı, öğrenmeyi ve öğrendiklerini aktarmayı keyifli buluyor. İstanbul İşletme Enstitüsü'nden aldığı Online İçerik Editörlüğü, İçerik Uzmanlığı ve SEO eğitimleri sonrasında çalışma hayatını bu yönde ilerletmeye karar verdi. Şu an İstanbul İşletme Enstitüsü’nün yanı sıra bir kaç dijital içerik ajansında yazar olarak çalışmakta.

Devamı
Yorumlar(0)
Ortalama Değerlendirme 5

Yorum yapabilmek için Oturum Aç'manız gerekmektedir.

Yorum yapılmamış, yapan ilk sen ol!