Close
Mobil Menu Bars

Online Eğitim Çağımızın Çözümü Olabilir mi?

06 Temmuz 2018, 801 defa okundu.
Online Eğitim Çağımızın Çözümü Olabilir mi?
Online Eğitim Çağımızın Çözümü Olabilir mi?

Hayatımın kırk yılını örgün öğretim kurumlarında öğretmen olarak geçirmiş olan ben bir online sertifika programına katıldım, inanabiliyor musunuz? İşte bu yazı hem bu eğitim sonunda yapmam gereken bir ödev hem kendimi sorgulama hem de online eğitim nedir, ne işe yarar, yenir mi, içilir mi sorgulamalarıma bir yanıt olarak ortaya çıktı. Umarım sizlerin de kafanızdaki bazı soruları birlikte yanıtlamış oluruz.

İstanbul İşletme Enstitüsü Online Eğitimleri

Tamamen rastlantısal olarak fark ettim varlığını İstanbul İşletme Enstitüsünün, içine girip biraz kurcalayınca online sertifika programları eğitimi verdiklerini gördüm, üstelik pazartesi ve cuma günleri arası haftanın beş günü ücretsiz, cumartesi ve pazar günleri ücretli (siz sertifikanızı çerçeveletip duvara asmak ya da somut bir döküman olarak elinizde tutmak istiyorsanız bunu da cüzi bir ücret karşılığında yaptırabiliyorsunuz, değilse sertifikanız da online iletiliyor size)

Online Eğitim

Artık kendisini meslekten emekliye ayırmış, üç oğlunu büyütüp evlendirmiş, ara sıra torunlarına zevkle refakat etmekten başka çok da ciddi sorumlulukları kalmamış biri olarak, neden olmasın, dedim. Oldukça akıcı ve güzel konuştuğumu söyler bana birçok kişi. Birçok kişi de hep adeta azarlamıştır beni, neden yazmıyorsun, diye. O yüzden sanırım biraz da ilk seçtiğim eğitim, blog yazarlığı online sertifika programı oldu. Bismillah, deyip giriştim. şimdi eğitim bitti, deneme sınavı- ödev- sertifika sınavı süreci başladı. Ben de bu mecradaki ilk yazımı sizlerle online eğitim deneyimimi, bu konudaki araştırma ve gözlemlerimi ve yorumlarımı paylaşarak yazayım istedim.

Online Eğitim Faydaları

Online eğitim kavramının başlangıcı uzaktan eğitim uygulamalarına dayanıyor. Dünyada üç asır öncesine kadar uzanıyor bu tür eğitim çalışmaları (1720'lerde mektupla, 1925' te radyo- TV aracılığıyla, 1980' de teelkonferans yoluyla, 1990 ve sonrasında ise internet ve web tabanlı olarak gelişmiş uygulamalar ). Bizde ise iki asır kadar sonra başlanmış üzerinde düşünülmeye ( 1923-1955 arası kavram üzerinde düşünülüp tartışılmaya başlanmış, 1956-1975 arasında mektupla öğretim uygulamalarına, 1976- 1995 arasında ise radyo, televizyon uygulamalarına geçilmiş, 1996 ve sonrası ise internet-web uygulamaları başlamış ) ( kaynak Anadolu Üniversitesi  Açıköğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi Dr Aras Bozkurt'un Türkiyede açıköğretimin dünü bugünü ve yarını adlı araştırması ) Bu kısa araştırma umarım sizler için de yararlı olmuştur. Burada benim dikkatimi özellikle iki nokta çekti, sizler için de önemli midir bilmem: Birincisi dünya uygulamalarına göre epeyce geriden gelmemize karşın son dönemeçte açığı neredeyse kapatmış görünüyoruz ( internet-web ortamına geçiş dünyada 1990 bizde 1996 ). İkinci nokta ise yazımın başlığını da seçmeme neden olan olgu. Yıl 1923, Türkiye Cumhuriyeti küllerinden doğmaya çalışan bir ülke. Yıkılan imparatorluğun son zamanlarında verilen savaşlar, özellikle Çanakkale Savaşı ve Ulusal Kurtuluş Savaşı  ulusun genç ve eğitimli insan kaynağını adeta tırpanlamış. Genç cumhuriyetin hızla ve iyi eğitilmiş insan kaynağına ihtiyacı var. Şİmdi kalkıp sizlere cumhuriyet tarihi dersi verecek değilim ama hepimiz ülkenin o günki koşulları hakkında az çok bir fikir sahibiyizdir. Tüm o olanaksızlıklar içinde, eğitim sorunun çözmek için böylesine vizyoner bir bakış açısı geliştirebilen yüce önderimize ve kurucu iradeye bir kez daha hayranlıkla karışık saygı duydum doğrusu.

Geçmişte Eğitim

Eğitim kavramının yaygın kabul gören iki tanımı var. Genç kuşakların toplumsal yaşam içinde kendilerine yer edinebilmelerini ve kişiliklerini geliştirebilmelerini sağlayacak bilgilerle, becerilerle donanımını sağlamak. Belli bir bilim dalında, belli bir konuda bilgi ve beceri kazandırma, yetiştirme, geliştirme işi. Eğitim uygulamalarının da genelde bilinen iki yöntemi var. Örgün eğitim dediğimiz, eğitim çağındaki kimselerin belirlenmiş mekanlarda, belirlenmiş süreler içinde sınıflarda toplanarak bilgiye sahip olan kişiler aracılığıyla eğitim süreçlerini tamamlaması anlamına gelen eğitim biçimi. Yaygın eğitim ise biraz daha farklı araçların eğitim süreçlerine katılmış biçimi. Online eğitim için yaygın eğitimin çağa en uygun ve gelilşkin biçimi dersek çok hatalı bir yaklaşım sergilemiş olmayız diye düşünüyorum. Her iki eğitim yönteminin de kendine göre olumlu, olumsuz yönleri vardır, tartışılabilir. Ancak konumuz online eğitim olduğundan bu tartışmayı bir başka yazıya bırakmak daha uygun olabilr diye düşünüyorum, bilmem siz ne dersiniz ?

Eğitim hem toplumsal hem bireysel hayatlar açısından çok önemli, meşakkatli ve masraflı bir süreçtir. Anaokuluna giden birey de, masterını yapan birey de öğrencidir baktığınızda. Ne yazık ki ülkemizde öğrenci tamamen tüketici olarak kalmaya mahkum edilmiştir. Dünyada pek çok ülkede öğrenciye belirli bir gelir elde etmesini sağlayacak yarızamanlı işler verilmesi zorunluğu getirilmişken bizde böyle bir şey sözkonusu değildir. Geniş coğrafyamızın, eğitim ihtiyacı olan genç nüfus yoğunluğumuzun, eğitim planlamasında yöneticilerimizin hatalı yaklaşımlarının ve belki sayılabilecek daha pek çok etkenin sonucu olarak eğitim ulusumuzun en önemli sorunlarından biri olarak karşımızda durmaktadır.

Siz ne dersiniz bilmem ama kanaatim odur ki eğitim sorunları günümüzde sadece bizim değil dünyanın da önünde durmakta. dezavantajlı coğrafyalar, dezavantajlı ülkeler, dezavantajlı cinsiyetler ve sosyal sınıflar... İşte bütün bu saydıklarım online eğitim çağımızın çözümü olabilir mi, noktasına getirdi beni.

Online eğitimin en önemli faydaları şunlardır:

Online Eğitimin Faydaları

  1. Bina ve sınıf ihtiyacı yok.
  2. Binanın ve sınıfın ısıtılması ve soğutulması gerekmiyor.
  3. Bakım ve güvenlik masrafları yok.
  4. Hem öğretmen hem de büro personeli ihtiyacı çok az. Her şey kompüterize edilmiştir.
  5. Öğrenci için park yerine ihtiyaç olmaz, öğrenci yollarda benzin sarf etmez, vakit kaybetmez, park parası ödemez.
  6. Öğrenci derse her yerden istediği zaman günde 24 saat erişebilir.
  7. Artık bugün, online ders ve diploma veren okullar dünyanın en iyi okullarıdır. Mezunlar rahatça iş bulur. MIT, Harvard, Princeton, Cornell ve diğerleri...
  8. Ders başına ücret klasik okullarda ders başına kabaca 2 bin Türk Lirasıdır.
  9. Online ders fiyatları ise en mükemmel okullardan olmasına rağmen ders başına 10-100 dolar olması bekleniyor.(Yani 20 ila 200 Türk Lirası arası)
  10. Kitaplar da e-kitap olarak kullanılıyor. Fiatları yüzde 90 daha ucuz oluyor.
  11. Dersler globaldir. Dünyadaki her milletten öğrenci bulunabilir.
  12. Öğrenciler arasında ve öğretmenlerle sıkı bir müzakere imkanı sağlar.
  13. Öğrenci dersi istediği kadar tekrar eder, sınıf baskısı olmaz. Daha iyi öğrenir.
  14. Öğrenim sürecinde yapılan her hareket kayıt altına alınıyor. Her klavyeye vuruş kayıt altına alınabilir. Bu yüzden hem öğrencinin hem öğretmenin değerlendirilmesi çok tarafsız olarak yapılıyor.
  15. Dersler asgari 10 kişilik bir ekip tarafından geliştirilip, hazırlanır. Bu yüzden geliştirme masrafı 1 milyon doları buluyor. Fakat online ders binlerce öğrenci tarafından takip edileceği için ders başına ücretler 20-200 lira arasında iniyor
  16. Online teknolojisi her gün daha ileri gidiyor. 5 yıl sonra daha da mükemmel teknolojiler ortaya çıkacaktır.

Bunlar yaptığım okuma ve araştırmalardan çıkardığım faydalar ve ağırlıklı olarak, eğitim çağında, diye nitelendirdiğimiz genç nüfusu kapsıyor. Oysa yeterli şansa vaktinde sahip olamadığı için eğitimini yarıda bırakmış ya da hiç alamamış insanlar, bir alanda eğitim almış ama farklı alanları da dağarcığına katmak isteyenler, eğitimin yaşam boyu sürmesi gerektiğini düşünenler... Örnekler çoğaltılabilir. Kendi deneyimimi ekleyerek sözü fazla uzatmadan noktalayayım yazımı. Toplumumuzda ununu eleyip eleğini duvara asmış olması gereken bir yaşta bana yepyeni bir eğitim serüveni şansı veren online eğitime şapka çıkarmak gerektiğini düşünüyorum. Bu yazım belki başka ununu eleyip eleğini duvara asmışlara da yeni yollar açar. dilerseniz bir başka yazıda da kırk yıllık örgün eğitimci olarak online eğitimin eksikleri, eksileri de var mıdır, onu tartışırız, ne dersiniz? Hoş kalın, hoşça kalın, hep eğitimin içinde kalın.

Yazar: Nesrin Atılgan İleri

Bu yazıyı beğendiysen
şimdi paylaş!
Blogger
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı
Yorumlar(1)
Ortalama Değerlendirme 5,0

Yorum yapabilmek için Oturum Aç'manız gerekmektedir.

Ekrem Fidan
17 Ağustos 2018
5.0

Online eğiitm programlarını destekliyorum.