AnasayfaBlogÖğrenmeyi Öğrenmek Nedir?
Kişisel Gelişim

Öğrenmeyi Öğrenmek Nedir?

04 Ocak 2021
Öğrenmeyi Öğrenmek

Mehmet Başcıllar, İstanbul İşletme Enstitüsü’nde Bilimsel Araştırma ve Yazma Teknikleri Eğitimi, SPSS Eğitimi, Nvivo ile Nitel Veri Analizi ve Nitel Araştırma Eğitimi’ni veriyordu. Şimdi Dijital Çağ Becerileri Eğitimi ile bir kere daha Enstitü öğrencileriyle buluşacak. Mehmet Başcılar ile hem yeni eğitimini hem de öğrenmeyi öğrenmek konusunu konuşuyor olacağız.

Eğitimlerinizin tamamı spesifik, özel ihtiyaca yönelik eğitimler. Hocamızın yeni eğitimi açıldı. Bu vesileyle çok daha fazla öğrenci ile tanışacaksınız. Bu yeni açılan eğitim herkesin katılabileceği bir eğitim. Dijital Çağ Becerileri Eğitimi.

Sizi Tanıyalım, Mehmet Başcıllar Kimdir?

Bir vakıf üniversitesinde öğretim görevlisiyim. Aynı zamanda doktoramı tamamlıyorum. Hukuk fakültesiyle ilişkim var. Size Ankara’dan sesleniyorum.

Enstitüde 1 yılı geçkin süredir eğitimler veriyorum Bilimsel Araştırma ve Yazma Teknikleri ile başladı. Sonra, SPSS Eğitimi açıldı, sonra Nitel Araştırma Eğitimi ve Nvivo ile Nitel Veri Analizi. Eğitimlere katılan arkadaşlarımız arasında lisansüstü eğitimler yapmayı planlayan, hali hazırda yüksek yapan arkadaşlarımız, doktora yapan arkadaşlarımız yoğun. Akademik hayata hazırlanan ve içinde bir grubumuz var. Bu eğitimlerimiz hep uzun dönem. Öğrenci arkadaşlarımız gerektiğinde telefonda bile iletişimde oluyoruz. 400 kişiye ulaştık.

Değişimin o kadar hızla ilerlediği, dijital çağ adını verdiğim bu durum günümüzü anlatmak için verdiğimiz isim. Beceriler de yeni iş piyasasında, bir memur evden çalışıyor mesela, üniversiteler online mezunlar verecek, tarihte bir örneği yok. Hep ilkleri yaşıyoruz. Dijital çağ deyince çok uzak değil içindeyiz.

Dünya Ekonomik Forumu ekim ayında mesleklerin geleceği raporunu açıkladı. “Bazı yetkinlikler var bu yetkinlikler olmazsa olmaz. Biz bu yetkinlikleri 2025’te arayacağız” dedi. Çanakkale’de arsa fiyatları artıyor deyip garantisi var desem. Hemen almak istersiniz. Klasik tavsiyedir. Kimse demez ki “5 yıl sonra şu beceriler önem kazanacak, kendine yatırım yaparsan kazanacaksın.” Denilse de önemsemiyoruz. Ekimde 2025’te “buralar kıymetlenecek” denildi.

Bazı beceriler var, bunları kazanmanız lazım, 2025 yılının becerileri olacak. Benim vereceğim eğitim enstitüdeki eğitimlerin bir farkındalığı desem yeridir. Büyük çoğunluğu enstitüde ücretsiz verilen eğitimler.

Katılımcılar “Ben Becerilere Sahibim” Diyebilir. Neden Bu Eğitimi Almalı?

Günümüzde teknolojinin kullanılmaması imkansız. Bir bakkal dükkanı olan bile nasıl online taşırımın derdinde. Tam kastettiğimiz internet kullanıcısı olmak değil. Bazen şunu hissettiriyor, Youtube da var yetmez mi? Öyle değil. Ne bildiğimizi değil ne bilmediğimizi sağlayacağız eğitimde.

Etkin öğrenme, kimseye gereksinim duymadan kendi kendine öğrenme ve bun hayat boyu öğrenme. Hayat boyu öğrenci kalacağım diyen herkes eğitimi alabilir. Aslında öğrenme dediğimiz oldu. Biz nasıl öğreniyoruz? Toplamın büyük sözcüğü arama motoruna girmek ve seçtiği web sitelerinde zaman geçirmek diye değerlendirebiliyor. Ya da bir bilene sormak. Hayatımızda uyguladığımız yöntem. Biz bu eğitimde 4,7 milyon kitabın olduğu yeri anlatacağız.

Üniversite öğrencisi arkadaşımız gittiği kütüphaneyi o raflardan ibaret sayıyor. En fazla kitaba sahip üniversitesi Bilkent Üniversitesi. 510 bin kitap var. Koç üniversitesi ikinci sırada. İnternette doğru kullanabilirsek 4.7 milyon kitaptan söz ediyoruz. Dünyanın en büyük kütüphanesindeki kitap sayısısın yaklaşık 5 katı.

Nasıl etkin literatür taraması gerektiğini biliyor muyuz? Twitter’ı öğrenme amaçlı kullanabiliyor muyuz? En önemli öğrenme platformları arasında 4. Sırada. Twitter takipten ibaret zannediyoruz. Böyle olsaydı en büyük öğrenim platformu seçilmezdi. 

Çok farklı bir mecra, çok güncel. Dakikada atılan twet 400 binin üzerinde. Arkadaşlar karşınızda 600 bin kininin olduğunu düşünün ve onları yönetmeniz lazım. Onlar birer veri ve hiç durmadan akıyor. Sizin o nehirden beslenmeniz lazım. Buradan nasıl beslenebilirim hatta işimi nasıl adapte ederim? Bu verileri kontrol edemezsek okyanusun içerisinde boğuladabiliriz. 

Arama Motorunu Kullanmak Dijital Çağ Becerilere Uyum Sağladığımız Anlamına Gelir Mi?

Kesinlikle değiliz. Ben bir veri araştırıyorsam yüksek ihtimal üretildiği yer Türkiye değildir. Birçok üretilen verinin kaynağı farklı ülkelerden oluşuyor. Arama motoru meselesinde de karşıma çıkan sonuçlar arama motorunun görmemi istediği sonuçlar. En popüler sonuçlar olabilir. Bu en doğru veriler olduğunu göstermiyor. Google da birinci çıkan veri en doğru veri değil. 

Temelleri sağlık arama yapmak istiyorsak adres Google’ın akademik tabanı. Koronavirüs mesela salgınla ilgili arama yapmak istiyorsam haber siteleri değil, ilgili veri tabanları. Bunu bilmek gerekir.

Bilgi kirliliği o kadar had safhaya ulaştı ki, bir video kıvılcım gibi tutuşup yayıldığında yanlış veri deme hakkınız ortadan kalkıyor. Aşıya çip yerleştirmişler de dediler. O kadar bilgi kirliliği var ki ve bilgilere inanılıyor. Kişi bilgiyi nereden edineceğini bilmezse, bütün haberleri doğru olarak kabul ediyor. Burada da eleştirel düşünceye geliyoruz.

Eleştirel düşünce otorite dediğimiz figürün dediklerini doğru kabul ediyorsak, politikacı, aile babası, iş yerinde yönetici olabilir. Bizim de bu yayında söylediklerimiz sorgulanmalı. Günümüzde tek bir doğru yok. Doğruların koşullara göre değişeceğini söylemek gerek. Bu bildiğimi nereden öğrendim?

Bunu niye yapıyoruz diye sorarız? Derler ki “bizden önceki öyle yapıyordu.” Kapalı kurumsal yapılarda çok yaşanır. Eleştirel düşünce burada da devreye giriyor. Derste bunu da öğretiyoruz. 

Muhasebe Denetim Yüksek Lisansı Yapıyorum Dijital Çağ Becerileri Bana Faydalı Olur Mu?

Biz de ben bu eğitimi alacağım da sonra ne olacak, ne vereceksiniz bana? Direk sonuç bekleme ihtiyacı var. Bu soruya Konfüçyüs’ün bir sözüyle cevap vereyim, “Hasat için değil tarlanı doğru şekilde işlemek için endişelen.” Bu eğitim bizim bakış açımızı değiştirmeyi amaçlıyor ve değiştirecek de. 

Bu eğitimde uzmanlık alanınız önemli değil, mezuniyetiniz önemi değil. Burada önemli olan size değer katan eğitim olması. O yüzden öğrenmekten keyif alan herkes gelsin dedik. 

Bu Eğitiminiz İnterneti Doğru Kullanmak Üzerine Mi?

Türkiye akıllı telefonda ekran açıp kapama süresinde OECD ülkelerinde birinci sırada. Günde 78 kere bakıyoruz. Bu şu anlama geliyor, günde ortalama 1000 dakikam var yaklaşık 15 dakikada bir telefona bakıyoruz. Biz bu sürede ne yapıyoruz. Bize katkı veren değer katan bir gaye mi var. Ekran kullanım süresi günde 7,5 saat. Niye kullanıyorum. Eğitim bunun üzerine düşünmemizi sağlayacak. Resmen ekranda yaşar duruma geldik. 

Zaman yönetimi önemli diyoruz ya ekranın içinde yaşıyoruz zaten.

Bu Derste Bu Yetkinliklere Nasıl Sahip Olacağımızı Mı Öğreneceğiz Yoksa Sadece Yetkinliklerden Mi Bahsedecekseniz?

Bizde malum dijitalleşme ile beraber herkesin ağzında “kod ören, programları öğren” var. Size sorayım herkesin kod öğrenmesine gerek var mı?

Bilal Şentürk: Yok. Bunu yapanlar ve para kazananlar var. Herkes evde kendini tedavi etsin diyor muyuz? Demiyoruz doktorlar var. Yazılım yapmaya gerek yok, yazılım bütün sorunları çözmüyor. Pazarlaması, organizasyonu var. Arkasında devasa bir ekip var. Yazılım herkesin bilmesi gereken bir şey değil. 

Biz hep hayatta reçete çözümler istiyoruz. Biri yazdı 5 dil öğrenin. Herkesin 5 dil öğrenmesi gerekir mi? Arkadaşlar herkes şunu öğrensin bir dakika. Hepimiz eşsiz bireyleriz. Hepimizin başka alanları var. Ben üniversitede öğretim görevlisiyim, biri öğrenci, biri bakkal, biri mühendis. Bu eğitimde de bakacağız hepimiz eşsiziz. Benim uzmanlık alanımda hangileri önemli. Hepimiz lider olmak zorunda değiliz. Liderlik beceriler kazanmak önemli ama.

Bu eğitimde reçete çözümler vermeyeceğiz. Dil kuşunda 1 haftada İngilizce öğretiyoruz denir. Hayat böyle bir şey değil. Ter dökmeden emek vermeden öğrenmek mümkün değil. Neo liberal politikalar çabucak unvanlar elde etmemizi ister ama hayat böyle değildir.

Kilo vermek ne kadar zorsa öğrenmek de o kadar zordur. Olmalı da zaten. Bu beceriler benim alanında hangileri önemli farkındalık kazanacağız. Önem kazanılan becerilere yönelik nasıl başlamalıyız? Bu eğitim bitince nerden başlamaları gerektiğini öğrenecek. 

Özyönetim ve özfarkındalık ilgimi çekti. Kapsamlı bir eğitim. Networking var. Birçok şeye değiniyorsunuz eğitimde, doğru mu?

Günümüze kadar uzman ol, o konuyu bil ve başka şeyle ilgilenme. Bu yetmiyor artık. Öğrendiğimiz olgular o kadar iç içe ve bağlantılı ki. Nöropazarlama mesela içerisinde iki disiplin var. Akıllı telefon düşünün o telefonun yazılımdan ibaret olduğunu düşünebilir miyiz? Hayır bir de tasarım var. Bir sanatçı değmiş oraya. Yazılımcı, sanatçı beraber çalışıyor ve koordine halinde olmaları lazım.

Eğitim, mesela enstitüde sadece eğitmenin ders anlatması mı? Hayır, teknik ekip var, sınıf ortamı var, diğer eğitmeler var, bürokrasi var. 2025 beceriler, ben bu konuda çok iyiyim yetmiyor. Her konuda fikir sahibi olmak gerekiyor. He şeyi en iyi bilmek değil. Liderlik mi? Biliyorum. Lider olmam gerekmiyor. İletişim, gerektiğinde insanlarla iletişim halinde olmak gerekiyor. Özyönetim dedik, günümüzde çok önem kazandı. 

Evde çalışmak hayatın vazgeçilmezi oldu. İnsanlardan şu şikayetleri duymaya başladık. Kitaplar elimin altında ama kendimi kontrol edemiyorum. Evin içinde laptopun karşısında toplantıya geç kalıyor. Bu özyönetim ve özdilsiplinle ilgili. Bir yönetici evin içerisinde değil, sadece kendimizle baş başayız. Günümüzü ve işlerimizi kendimiz planlamamız gerekiyor ve özdisiplini her gün sağlamamız gerekiyor. 

Sosyal ikilem isimli belgeseli öneriyorum. Konsantrasyon eğitimi var. Dikkatimizi odaklamak konusunda o kadar çok dağıtıcı var ki. Özdisiplini sağlayacak ve kendimizi yönetecek olan da biziz. Aa “o videoyu izlemedin mi, onu okumadın mı?” Hep popüler olanın peşinden gitme kaygısı. İş gücü piyasayı farklı ol diyor. Herkesin yaptığını yaparsam farklı olmam mümkün mü? Herkesin yaptığı paylaşımdan bir tane de ben yaparsam ne kalır benden geriye. Öz farkındalık da burada devreye giriyor. 

Bilal Şentürk: Öğrenmeyi öğrenmek dersin en önemli başlıklarından bir tanesi. Çok uzun zamandır bu konuda da araştırmalarım var. Sevdiğim bir konu. Kendi kendine öğrenme becerileri. Çünkü sizin bahsettiğiniz yeni yüzyılın becerilerinde en önemlisi sürekli yetenekler geliştirmek ve bundan haz alabilmek. Bana göre başarı dediğimiz şey sürekli gelişim prensibini benimsemek. Bu prensibi belirleyen kişilerin okul, iş ve aşk hayatında başarılı olduğunu görüyoruz. Başarısızlıkla karşılaşmak da örenmektir. Başarısızlık bize zayıf ve güçlü yönlerimizi öğretir. Zayıf yönlerimizi bilirsek bize kimin rehberlik yapabileceğin öğretiyor. Öğrenmediğimiz şeyleri öğrenmiş oluyoruz. Kendimizi gözden geçirmemiz lazım. Yakın zamanda neler yaptığımıza bakmak lazım.

Ne Değişti De Biz Adapte Olamadık? Ne Düşünüyorsunuz Bu Konuda?

Şunu söylemek bilgiye ve örenmeye olan bakış açımızı bir gözden geçirmemiz lazım. İstiyoruz ki bir şey öğrenelim ve bunun unvanının hemen yanına koyalım. Biz o öğrendiğimiz bilgiyi birinin yüzüne vurmaya endekslenmiş durumdayız. Bu sınırlı yaşantımda daha geniş pencereden hayata bakmak, daha iyi eş olmak, daha iyi vatandaş olabilmek. Çevremdeki insanların hayatına dokunmak için mi yapıyorum. Yoksa pragmatist mi?

Tabii ki öğrendiklerimizin karşılığını alalım ama amaç olmasın. Sertifika almak mutlu eder ama gayem sertifika olmamalı. Asıl gayem öğrenmek. “Kitap okumuyorum eksikliğini hissetmiyorum der öbürü de der ki biz hissediyoruz.” En iyi yemekleri yiyoruz, şık giyiyoruz ama neden zihnimize yatırım yapmıyoruz?

Ürün kullanırken hep isteriz ki o telefon en güncel olsun, son sürüm olsun ama biz kendimiz de değişmeye bu kadar açık mıyız acaba? Yeniliğe açık olmalıyız. Yenilenmekten kastım doğru olarak bildiklerimi unutmaya hazır olmalıyım. Yeni şey olmaktan ziyade bildiğini unutmak.

Eleştiriye bakış açımız nasıl acaba? Yaşadığımız toplumda başkalarını eleştirmeye çok açığız bir dakika ben niye böyleyim. İş hayatında kendinizi yenileyenler fark ediliyor ve değer görüyor. Bir restorana gittiğimiz de o klişelerden sıkılmadık mı?

Menüyü tabletle verince de olay değişmiyor. Yaklaşım, bakış açısı, eleştiri ve açık olmak. Hep öyle eh iştelerle gidiyoruz. Ürüne hizmete odaklanın, eğitim alanında iseniz kendinize odaklanın. Kişisel gelişim meselesi, herkes aynı değildir. Herkes aynı becerilere sahip olmak zorunda değil. Kendimizi tanımak ve keşfetmek; güçlü olduğumuz alanları güçlendirmekten söz ediyorum.

Hangi Konularda Öğrenmeyi Öğrenmek Gerekiyor?

Öğrenme diyor ki bir davranış değişikliği yaratacak sende ya da zihinsel değişiklik olacak. Ve bu değişiklik uzun süreli olacak. Öğrenmeyle ilgili pek çok tartışma olmakla beraber. Bir grup teorisyen davranışı beraber gözlemliyorsan öğrenirsin ve onu uygularsın. Mesela yanınızda durdum yetiştim öğrendim. Bir de zihinsel süreç var. Sen okuduğun kitaplar dergiler, makaleler, izlediğimiz filmler yani maruz kaldığımız bilgi bana gerekli olursak zihnimizde değişiklik yaratır o da davranışlara yansır. 

İnsan rol model arayışında olacak, eğitmenle iletişim halinde kalmam lazım. Örendiğim konula ilgili rol model aldığım kişiyi belirlemek. Bu alandaki en iyi isim kim? Oturup CV’sini incelemek, onunla iletişime geçmek ve ondan ilham almak. Eğitime katılmak bunun bir parçası. İnsanlar 6 yıl okuyup doktor oluyor, kardeşim doktor “abi ben bir şey bilmiyorum” diyor. O öyle değil bitmiyor. Ben öğrendim sözü yanlış hayır hiçbir zaman öğrenemeyeceğim. Hayatımızın bir noktasında ben öğrendim diyorsak hala olgunlaşmamışızdır. Bitmiyor, bitmeyecek de zaten. Dijital çağ becerileri eğitimimizin ilham kaynağı olacağını düşünüyorum.

Instagramda Ne Öğrenebiliriz Mesela?

En iyi 200 öğrenim aracı listesi sıralandı 50-60’larda instagram. En güzel fotoğrafı koyuyoruz. Hep en üst noktaları paylaştığımız bir illüzyon var orda. Hayatın böyle olmadığını biliyoruz. Instagram öğretme platformları arasında başarılı değil. Bir numarada Youtube var. İnanılmaz kaynaklar var. LinkedIn mesela. Orada da sektörümdeki kişilerin yaptığı kişileri bulup ilham almalıyım. Ben Bilal hocamla yazışarak eğitimleri açtık. O sosyal medyada kuracağı bağlantılarla hayatı değiştirebilir. Benim de değişti. LinkedIn olmasa başlayamayacaktık.

Dayım bir firmada çok üst noktada. Hikayesi şu Kilis’ten kalkıp İstanbul’a CV bırakmaya geliyor. Şuan mailde atıyorum. Çok kolay değil mi? Bundan beslenemez miyiz?

Vikipedi Kaçıncı Sırada?

Vikipedi ilk 10’da. Ama şöyle sıkıntılarımız mevcut. Mevcut bilgilerin derlenip önünüze serilmesi. Takdir edersiniz ki güçlü ülke hangisiyse onun dediği olacaktır. Google haritalarda ülkeler arasındaki tartışmalar girilen ülkeye göre değişiyor. Konu politikleşiyor. Doğrunun ne olduğu ülkeden ülkeye değişiyor. Birine göre terör örgütü öbürüne göre özgürlük savaşçısı olabiliyor. Bazı tartışmalı konularda kapatalım denilebiliyor. Eleştirel düşüne önemli. Okuyorum o zaman doğru mu?

Bütün Sosyal Medya Platformları Öğrenme Açısından Vikipedi Gibi Değerlendirilebilir Mi?

Toplumsal sosyal konularda değişiyor. Amerika seçimlerinde Trump tweet atıyor ve bu sorgulanabilir diyor. Burada seçimi etkiler. Amerika’daki seçimi manipüle etmekte suçlandı.

Teknoloji politize olmuş durumda. TRT World’ü izlemenizi öneriyorum. Dünyaya yayın yapar ve ülkenin doğrularını durdurur. Nasıl ki TRT’ten Türkiye aleyhine yayın yapmasını beklemiyorsanız BBC’den de beklememek lazım. Tiktok işte Amerika Çin’e yasak koyacak. 

İnternet bağımlılığı gibi bir olgu var. Sigara içince paket arar, alır içer ve rahatlar. Beyinde bazı hormonlar salgılanır. Sosyal medya kanallarında da sizden istenen daha çok vakit geçirmenizdir. Az önce belgesel önerisinde bulunmuştum. Sizden sosyal medya platformları para ister mi? Neden paralı değiller? Çünkü orada hedef sizsinizdir der belgeselde. Siz orda zaman geçirdikçe daha çok reklam görürsünüz firma da daha çok para kazanır. Sosyal medya beynimize hitap etmeye çalışır. Like aldıkça dopamin salgılanır. Bazen fotoğraf paylaşırız biraz daha beğenilelim diye. Like aldığınızdaki o mutluluk hormoneldir. Uzun medya sosyal medya kullana arkadaş paylaşım yapmazsa yoksunluk hisseder. 

Özfarkındalık, özyönetim bunların esri olmamak için kullanıyoruz. Sosyal medyayı hayatımız için kullanmak. Kimse sizin tatil fotoğraflarınızı merak etmiyor, ne yediğinizi de merak etmiyor. Bu bizim yarattığımız illüzyon. Bilgi faydalı mı?

Bakmazsam bir şeyleri kaçırırım korkusu da oluştu. Sosyal medya çok kötü sonucu çıkmasın. Almanya’da şunu yaşadım Almanya’da şunu yaşadım “hocam instagramınız ne dedim. Bana mail atabilirsiniz” dedi. Ben sosyal medya kullanmıyorum. “WhatsApp’tan konuşsak” dedim, “bana mail atabilirsin, ben akıllı telefon kullanmıyordum” dedi. 

Egosu var da telefonunu vermiyor değil. Kullanmıyor ve sabah kalkıp maillere cevap yazıyor. İş bilgisayarında iki laptop var ve kişisel bilgisayarıyla internete girmiyor. Bulut sitemlerini tartışıyoruz. Cep telefonunu istesem fotoğraflarına bakayım desem ne münasebet dersiniz. Teknoloji de bütün fotoğraflarımızı o bulut hesaplara yüklememizi istiyor.

Profesörün Kullanmaması Bir Tercih Mi Yoksa Yeni Yüzyılın Becerilerine Adapte Olamamak Mı?

Almanlar, işlrini çok iyi yapıyorlar. İşlerini dört dörtlük yapıyorlar. Genç alman öğrenciler çok iç içeler ama Y ve X kuşağı biraz daha temkinli ve mesafeli yanaşıyorlar mesafeye. Akılı telefon kullanmaması internete sadece zorunlu hallerde girmesi bunu gösteriyor. Bunu biraz da kişisel özgürlüklerin karşı bir tehdit olarak görüyorlar. Onlarda o bireysellik ön planda olduğu için. Bizim kişisel verileri kullanma kanunu batı merkezli bir kanun. Çalıştığım kurum bana fotoğrafı paylaşmak zorunda değilsin. Öğrenci kamerasını açmak zorunda değil.

Dijital Çağ Becerileri Dersine Neden İhtiyacımız Var?

Şöyle; her şey değişiyor bunun farkındayız, iş, eğitim ekonomi değişiyor. Biz de değişim olduğuna hem fikiriz ve çok hızlı. Bizim de hızlı değişmemize ve adapte olmamız lazım. Bu eğitim kendime yatırım yapmalıyım ve yeni yollara bakmamız lazım diyen arkadaşlarımızın katılmaktan keyif alacağı katılımcı keyif almaz ise benim ona kitap hediye edeceğim. Arkadaş yazdı mesela bu hocayı beğenmedim, gerekçeli, ben o arkadaşa kitap hediye edeceğim. 

Bilal Şentürk: Eğitimi beğenmedim, gerçek mantıklı gerekçe sunması lazım, böyle bir gerekçe ise size göndereceğim o zaman. 

Kitabı dijital göndereceğim. Ne kitabı olduğunu kararlaştırırız. 

Öğrenme Aşamasında Kitabın Rolü Nedir? Sadece Kitap Okuyarak Çağın Becerilerini Öğrenmek Mümkün Mü?

Kitap okuma alışkanlığı olanların karşısında saygıyla eğiliyorum. Kitaba bakış açımızı da değiştirmemiz gerekiyor. Şu gözle bir bakmak lazım, bun yazan kişi minimum ömrünün 6 ayını 1 yılını buna verdi. 50-60 kitabı yan yana koyunca orada bir insan hayatı var. Yazarın ömrü boyunca elekten geçirdiği bilgileri 6-8 saat okuyarak cebinize atıyorsunuz. Benim kitabımı okumak benimle konuşmaktır derler ya.

Bu telaş çağının içinde sakince kitap okuyan arkadaşları taktir edelim. Etrafta dikkatimizi dağıtan o kadar çok şey var ki okuduğumuz kitaplar, duruşumuzu değiştiriyor. O yüzden ben kitap okumanın ciddi değer katar. Güncel bilgiyi de takip etmek lazım. Kadim bilgi çok önemli, milattan önce söylenmiş şeyler doğruluğunu koruyor Roma tarihini okumanızı öneririm. 

Kaynağın güvenilir olmadığını ve bunu nasıl bulacağımızı öğreteceksiniz derste. Kesinlikle. Günümüzün dehalarını düşünelim. Mesela Bill Gates, ciddi anlamda ansiklopediler okuyorlarmış. Sepet sepet kitap okuyorlar. Dünyayı değiştiren bütün önderler okuduğu kitaplara baksak. Mustafa Kemal Atatürk, Anıtkabir’e gidince kütüphanesini görüyoruz. Rol model insanların hepsinin ciddi güzel okuma alışkanlıkları olduğunu görüyoruz.

Ortaya koyduğu bilgilerin de okuduğu kitaplardan aldığını görüyoruz. Altını çizmiş notlar almış, yazarla kavga etmiş. O kitaplardaki her bir satır da Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri oluyor. Cephede savaşırken ders kitabı yazmış. Yaşantılarından da örnek almamız gerekiyor.

Katılımcılar Dijital Çağ Becerileri Eğitimini Neden Almalı?

Günümüzde teknolojinin kullanılmaması imkansız. Bir bakkal dükkanı olan bile nasıl online taşırımın derdinde. Bazen şunu hissettiriyor, Youtube da var yetmez mi? Öyle değil. Ne bildiğimizi değil ne bilmediğimizi sağlayacağız eğitimde. 

Hangi Konularda Öğrenmeyi Öğrenmek Gerekiyor?

Öğrenmeyle ilgili pek çok tartışma olmakla beraber. Bir grup teorisyen davranışı beraber gözlemliyorsan öğrenirsin ve onu uygularsın. Mesela yanınızda durdum yetiştim öğrendim. Bir de zihinsel süreç var. Sen okuduğun kitaplar dergiler, makaleler, izlediğimiz filmler yani maruz kaldığımız bilgi bana gerekli olursak zihnimizde değişiklik yaratır o da davranışlara yansır. 

Dijital Çağ Becerileri Dersine Neden İhtiyacımız Var?

Şöyle; her şey değişiyor bunun farkındayız, iş, eğitim ekonomi değişiyor. Biz de değişim olduğuna hem fikiriz ve çok hızlı. Bizim de hızlı değişmemize ve adapte olmamız lazım. Bu eğitim kendime yatırım yapmalıyım ve yeni yollara bakmamız lazım diyen arkadaşlarımızın katılmaktan keyif alacağı eğitim olacak.

öğrenmeyi öğrenmek
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Blog Yazarı

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Dünya Çapında Yabancı Dil Bilmenin Önemi
Yabancı Dil Eğitimi

Dünya Çapında Yabancı Dil Bilmenin Önemi

04 Mart 2019
Fransızca Öğrenmek Zor Mu?
Yabancı Dil Eğitimi

Fransızca Öğrenmek Zor Mu?

15 Eylül 2021