Close
Mobil Menu Bars

Nükleer Santral ve Enerji

03 Şubat 2020, 2224 defa okundu.
Nükleer Santral ve Enerji
nükleer, nükleer enerji, nükleer santral, nükleer enerji mühendisliği, çernobil,

Birçok kaynakta nükleer enerjinin şu şekilde oluştuğu anlatılmaktadır: Bir uranyum-235 çekirdeği, bir nötronu yutarak çok kararsız olan Uranyum-236 haline dönüşür, hemen bölünür. Bu fisyon olayı sonucunda yeni nötronlar ve enerji açığa çıkar. Bu süreç sonunda ortaya çıkan enerjiye “nükleer enerji” adı verilmektedir. Ortaya çıkan yeni nötronlar da başka Uranyum-235 çekirdeklerine çarparak onların da bölünmesini sağlarlar. Bu yolla sürekli bir şekilde enerji üretilmesi sağlanır. Bu olaya zincirleme tepkime denir. Yani bu zincirleme tepki sonucunda nükleer enerji, elde edilmiş olur.

Nükleer enerji tarihine bakılacak olursa 1789 yılında Uranyumun keşfine dayanıyor denebilir. Uranyumun keşfi ve atomun parçalanması, birçok keşif de olduğu gibi askeri savunma alanındaki çalışmalarda kullanılmış sonra ticari amaçlı kullanım için kullanılmaya başlanmıştır. Dünyanın ilk nükleer enerji santrali, Obninsk Nükleer Enerji Santrali’dir.

Sovyetler Birliği döneminde 1954 yılında çalışmaya başlamıştır. 1970' li yıllarda yaşanan petrol krizi ile nükleer enerji santrallerinde bir yaygınlaşma görülmüştür. Petrol gibi kaynaklara sahip olmayan bazı ülkeler dışa bağımlı olmaktansa kendi nükleer santrallerini açmayı tercih ettiler. Bu aynı zamanda enerjilerini güvence altına almak anlamına geliyordu.

nükleer, nükleer enerji, nükleer santral, nükleer enerji mühendisliği, çernobil,

Nükleer Santral Nedir?

Atom çekirdekleri parçalandığında ortaya oldukça büyük bir enerji çıkmaktadır. Ağır atom çekirdekleri nötronlarla bombardıman edildiğinde sonuç olarak bu çekirdeklerin parçalanması sağlanmaktadır. Bu parçalanma tepkimesine "fisyon" adı verilmektedir. Her parçalanma tepkimesi sonucunda açığa fisyon ürünleri, enerji ve nötron çıkmaktadır. Tepkime sonucu açığa çıkan nötronlar da kullanılarak parçalanma tepkimesinin sürekliliği sağlanmakta yani zincirleme tepkime oluşturulmaktadır.

Ayrıca sadece ağır atom çekirdeklerinin değil hafif atom çekirdeklerinin de birleşme tepkimeleri sonucunda büyük bir enerjinin açığa çıkabilmektedir. Bu birleşme tepkimesine ise füzyon adı verilmiştir. Bu tepkimenin gerçekleşmesi için öncelikle atom çekirdeğinde bulunan artı yüklerin birbirini itmesinden kaynaklanan kuvvetin yenilmesi gereklidir. Bu yüzden sistemler çok yüksek sıcaklığa çıkarılarak kullanılmaktadır. Sonuç olarak fisyon ve füzyon tepkimeleri ile elde edilen enerjiye çekirdek enerjisi veya yaygın bilinen adıyla nükleer enerji adı verilmektedir.

Nükleer Santrallerin Faydaları

  • Nükleer enerji; ucuz, sürdürülebilir ve erişilebilir enerji kaynağı olarak kabul edilir.
  • Nükleer enerji 7 gün 24 saat meteorolojik şartlardan etkilenmeden çalışabilir.
  • Çalışma esnasında sera gazı salımı olmaz. Bu sebeple küresel ısınmayı arttırmaz.
  • Nükleer enerji kurulum alanı diğer santral çeşitlerine kıyasla daha küçüktür.
  • Nükleer santrallerin çevreye yaydığı radyasyon yetkili kurumlarca %1 olarak açıklanmıştır. Bu sebeple nükleer santral yanında tarım balıkçılık ve turizm yapılmasında bir sakınca gözükmemektedir.
  • Nükleer santraller, insan müdahalesi olmaksızın 72 saat boyunca soğutma, uçak çarpmalarına karşı koruma yapmaya sistemlidir. Kompakt ekipman ve sistem tasarımlarıyla nükleer santrallerin güvenlik seviyeleri yükseltilmiştir ve çalışmalara da devam edilmektedir.

Nükleer Santrallerin Zararları

  • Nükleer santraller diğer tür santrallerin 7 katı enerji ortaya çıkarsa da bu enerji oluşumu sonunda çok tehlikeli atıklar oluşturmaktadır. Bu atıklar sistemli şekilde depolanmak zorundadır.
  • Nükleer santrallerde meydan gelen kazaların sonucu yıkıcı niteliktedir. Oluşabilen bir sızıntı yüksek oranda radyasyon içereceğinden bir çok canlıyı ölümcül seviyede etkileyebilir. Tarihte örnekleri görülmüştür. Özellikle Çernobil Faciası yangın sebebiyle radyoaktif dumanda oluşmuş ve 10 gün boyunca atmosfere karışmış. Bu kazanın sağlığa olan zararlı etkilerinin yaşandığı çevrede uzun yıllar sürdüğü söylenmektedir.
  • Dışarıdan gelebilecek terör saldırılarına karşı nükleer santraller seçilebilir bu da oldukça riskli olabilir.
  • Uranyum kaynaklarının 30- 60 yıl arasında tükeneceği ön görülmektedir. Yani bu santraller ülkelerin enerji ihtiyacı için kalıcı bir çözüm değildir.

nükleer enerji, nükleer santral, nükleer enerji mühendisliği, çernobil,

Nükleer Enerjinin Zararları

Tarihte Nükleer santrallerin yıkıcı kazaları ne yazık ki yaşanmıştır. Büyük bir enerjinin kontrolden çıkması kaza değil de bir nevi felaket olarak adlandırılabilir.1979 yılında ABD Three Mile Island kazası ve Rusya’daki Çernobil kazaları ile nükleer santrallerin kurulumu yavaşlasa da asla durmadı. Tüm dünyada kurulmaya devam etti. Yine de bu kazalar neticesinde “nükleer güvenlik kültürü” kavramı gündeme geldi. Tüm dünyada daha güvenli nükleer santrallerin kurulması ve işletilmesi için hem idari hem de teknik açıdan gelişimler olması için çalışmalar başlatıldı.

Nükleer alanda denetleme ve düzenleme yapacak kurumlar açıldı. Yürütülen nükleer faaliyetlerin kontrolü yapılmaya başlandı. Nükleer santraller için daha güvenli malzeme, takım ve sistemlerin üretimi için yeni teknik, teknoloji, standardizasyon ve kalite sistemleri geliştirildi. Japonya’da Fukuşima nükleer kazasından sonra ise nükleer santral karşıtı lobilerin güçlü olduğu ülkelerden biri olan Almanya, 10 nükleer reaktörünü kapatmıştır. Geriye kalan 7 nükleer reaktörün ise 2021 yılına kadar faaliyette kalacağını duyurdu.

Fukuşima kazasının yaşandığı ülke Japonya ise kaza sonrası tüm nükleer santrallerini tamamen kapatmamış sadece geçici süre ile durdurmuştu. Amacı güncellenen güvenlik standartlarına göre nükleer santrallerini denetlemekti. Kontrolleri yapılan ve güvenlikleri arttırılarak kullanıma hazır olan santrallerin sırayla faaliyetlerine yeniden başlatılacağı duyurulmuştu.

Nükleer Enerji Mühendisliği

Nükleer enerji mühendisliği bölümü, temelde atomun çekirdeğiyle ilgili deneyler ve çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar neticesinde nükleer enerjinin tıp, çevre, ısınma, güvenlik, atık yönetimi, bombalar ve fizik alanlarındaki etkileri incelenerek yeni ve faydalı gelişmeler için kullanımı amaçlanmaktadır. Türkiye’de Fizik ve Radyoaktivite bilimlerinin bir arada bulunduğu nükleer enerji dalında mühendislik eğitimi bölümüne sahip tek üniversite Hacettepe Üniversitesi’ydi. Daha sonra Sinop Üniversitesi’nde de bu bölüm açılmıştır. Bu bölüm ülkemizde henüz çok fazla gelişme gösterememiştir. Oysa dünya çapında birçok ülkede detaylı çalışmalar yürüten nükleer enerji mühendislerinin sayısı giderek artmaktadır.

Nükleer Enerji Mühendisliği bölümü amacı; öğrencilerini bilimin ve teknolojinin tüm bilgi düzeylerine hâkim olabilecek kapasitede ve öğrendiklerini insanlık yararına işler yapmak için kullanacak karakterde yetiştirmektir. Nükleer Enerji Mühendisleri, mezun olduktan sonra yapacakları çalışmalar ile kendilerini ve ülkelerini nükleer enerji alanında ileriye götürmeye ve üstün başarılar elde etme yeteneği ve statüsüne sahip olur. Nükleer enerji evrensel değerlere katkıda bulunacak şekilde kullanılmalı ve güvenliğine çok önem verilmelidir. Bunu sağlayacak olan da başarılı Nükleer Enerji Mühendisleridir.

nükleer, nükleer enerji, nükleer santral, nükleer enerji mühendisliği,

Türkiye ve Nükleer Santral

Türkiye için ilk nükleer enerji santralinin Mersin Akkuyu’da kurulmasına karar verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Arasında Akkuyu Sahasında bir nükleer santralinin tesisine ve işletimine dair anlaşma 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanarak çalışmalara başlanmıştır. Söz konusu anlaşma 15 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilmiştir. İnşaat Lisansı 2 Nisan 2018 tarihinde TAEK tarafından onaylanmıştır. Bu sayede Mersin Akkuyu Nükleer Santralinin ilk ünitesinin temeli törenle atılmıştır. Bu ünitenin 2023 yılında işletmeye alınması planlanmaktadır. Ayrıca Mersin Akkuyu’da çalışacak mühendis ihtiyacımızın karşılanması amacıyla, Rusya’ya eğitim almak üzere gönderilen 245 öğrenci yollanmıştır. Bu öğrenciler mezun olunca yöneticilik kademesine kadar farklı alanlarda istihdam edilecektir.

Ülkemizin ikinci nükleer santral projesi ise Sinop Nükleer Santralidir. Bunun için 3 Mayıs 2013 tarihinde Japonya ile nükleer santral yapımı ve işbirliğine ilişkin hükümetler arası anlaşma yapılmıştır. Nükleer enerji santralleri, sadece elektrik üretim tesisleri olarak değerlendirilmemelidir. Nükleer santraller diğer sektörlere de sağlayacağı dinamizmle ve istihdam imkânıyla birlikte ülke sanayisine önemli katkı sağlama potansiyeline sahiptir.

Nükleer enerji nedir?

Radyoaktif maddeler kullanılarak elde edilir. Bu maddelerin atomlar parçalandığında ortaya büyük miktarda enerji çıkar. Sonuç olarak fisyon ve füzyon tepkimeleri ile elde edilen enerjiye çekirdek enerjisi veya yaygın bilinen adıyla nükleer enerji adı verilmektedir.

Nükleer enerji santrallerinin en önemli sorunu nedir?

Olası kazaların sonuçları çok ağır olabilmektedir. Kaza olmasa da enerji oluşumu sonrası çok tehlikeli atıklar oluşmaktadır. Bu atıkların çok sistemli depolanması gerekir.

Nükleer enerji mühendisliği bölümü içeriği nedir?

Nükleer enerji mühendisliği bölümü, temelde atomun çekirdeğiyle ilgili deneyler ve çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar neticesinde nükleer enerjinin tıp, çevre, ısınma, güvenlik, atık yönetimi, bombalar ve fizik alanlarındaki etkileri incelenerek yeni ve faydalı gelişmeler için kullanımı amaçlanmaktadır. 

Bu yazıyı beğendiysen
şimdi paylaş!
Blogger
Özgeçmiş

Tuba UYAR 1989 Aralık doğumdur. İskenderun/ Hataylıdır. Konya Necmettin Erbakan üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Öğretmenliği (BÖTE) bölümünden mezun olmuştur. 2019 yılında Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne başlamıştır, halen devam etmektedir. Yüz yüze İş güvenliği, online olarak içerik editörlüğü eğitimleri almıştır. Dijital İllüstratör çizimleri yapmakta ve yazar olarak çalışmaktadır.

Devamı
Yorumlar(0)
Ortalama Değerlendirme 5

Yorum yapabilmek için Oturum Aç'manız gerekmektedir.

Yorum yapılmamış, yapan ilk sen ol!