Published on: 19 Ekim 2018 Konuk Yazar 0 Yorum
Okuma Sayısı : 474

İş hukuku işçi ve işveren arasındaki ilişkiyi düzenleyen hukuk dalıdır. İş ilişkisinde işçi çoğu zaman zayıf konumdadır. Bu nedenle iş mevzuatı işçiyi korumaya yönelik düzenlemeler içerir. Özellikle haksız işten çıkarmalarda ve iş kazalarında işçi lehine düzenlemeler yapılmıştır. 

Haklı Nedenle Fesih Nedir? 

İş kanununda belirtilen sebeplerden birinin varlığı halinde işçi ve işveren tarafından iş sözleşmesi derhal feshedilebilir. 4857 sayılı İş Kanunun 24 maddesinde işçinin haklı nedenle derhal fesih sebepleri “sağlık sebepleri”, “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri”, “Zorlayıcı sebepler” olarak düzenlenmiştir. 

İş hukuku düzenlemelerine göre işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi halinde şartları varsa kıdem tazminatına hak kazanır. Kıdem tazminatına hak kazanmak için İş Kanunu çerçevesinde işçi olmak ve en az 1 yıldır çalışma süresi olması gerekmektedir.
İşverenin haklı nedenle feshi de 4876 sayılı İş Kanunu'nda "sağlık sebepleri", "işçinin gözaltına alınması ve devamsızlığının bildirim süresini aşması", "ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller", "zorlayıcı sebepler" olarak sıralanmıştır. 

İş Kanunu'na göre işçi veya işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak iş akdini fesih hakkı olayın öğrenilmesinden itibaren 6 gün geçmesi ile sona erer. İş sözleşmesini fesheden taraf haklı da haksız da olsa ihbar tazminatına hak kazanamaz.

İşçi Alacakları Davası Süreci Nasıldır?

İş hukuku mevzuatında yapılan değişiklik ile birlikte işçi alacaklarının tahsili için dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvuru zorunludur. Adliyelerde bulunan arabuluculuk başvuru ofisleri aracılığı ile yapılan başvuru sonrası arabulucu tarafından işçi ve işveren aranarak uzlaşma sağlamaya çalışılır. 

Arabuluculuk süreci olumsuz sonuçlanırsa dava açılabilir. Genelde iş yerinden tanıklar ve iş yeri kayıtları üzerinden dava yürütülür. İş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatı işveren üzerindedir. Bu nedenle iş davalarında işçi avantajlı konumdadır. İş mahkemesinde açılan davanın sonuçlanmasının ardından kesinleşme süreci beklenmeden mahkeme kararı ile icra takibi açılıp alacak tahsil edilebilir. 

İstinaf Kanun Yolu

Ancak dava değeri belirli bir tutarın üstünde olduğu hallerde açılan davalar istinaf kanun yoluna tabidir. Karardan memnun olmayan taraf gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde bölge adliye mahkemesi nezdinde kararın yeniden incelenmesi için istinaf yoluna başvurabilir. Süresi içinde başvuru harçlarını da yatırılması ile başvuru tamamlanmış olur. İlk derece mahkemesinde davalar ortalama 2 yıl sürer. 

Bu süre mahkemeden mahkemeye, davadan davaya değişmektedir. İstinaf mahkemesinden kararın dönmesi ortalama 1 yıl sürer. Daha sonra ya karar kesinleşir ya da iş mahkemesinde yeniden yargılama yapılır. Bu süreçte eksik hususlar giderilir. Bu kez karar yine dava değerine göre temyiz edilebilir. Yargıtay tarafından verilen kararlar kesindir. 

Hukuk yargılamalarında hakim tarafların talebine göre karar verir ve taraflarca sunulan delilleri değerlendirir, kendiliğinden delil toplanmaz ve talepten fazlasına, hak kazanılmış olsa bile, hükmedemez. Tanıkların beyanları davada çok önemlidir. Bilirkişi incelemesi ile hak kazanılabilecek tazminat miktarları hesaplanır. Tüm bu süreçler uzun zaman alır ve uzmanlık gerektiren konulardır. Bu nedenle iş hukuku alanında profesyonel bir avukattan yardım almak yerinde olacaktır.

Yazar: Neva Ay
 

  • iş hukuku ,
  • haklı nedenle fesih ,
  • tazminat ,
  • arabulucu ,
  • zorlayıcı sebepler
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı