Published on: 09 Temmuz 2018 Konuk Yazar 1 Yorum

Sadece iş hayatında değil , iş hayatına başlamadan önce de başarı altın kuralımız olmalıdır. İş yaşamına yakın başarısızlıklarımızla değil başarılarımızla ön planda olmalıyız ki bir o kadar da yeni yaşamımızda ardı arkası gelsin.

İş yaşamına başlamadan önce kurallar çerçevesinde önümüze belirli noktalar belirlememiz yararımıza olacaktır.

  1. HEDEF: Ne istediğini ve nereye gittiğini bil.
  2. STRES-ÖFKE KONTROLÜ: Altın kuralların başında gelmelidir.
  3. PLAN: Sadece iş hayatında değil günlük yaşamımızda da olmalı. Emin olun bir çok işi kolaylıkla ve sağlamlıkla yapmamızı sağlar.
  4. YARATICI OLMAK: Farklılık yaratmak size iş hayatına girmeden veya girdikten sonra başarıya adım attığınızı gösterir.

İş hayatına girdiniz, işte asıl yaşam burada başlıyor. Herhangi bir olumlu davranışınızla ya da başarınızla ön plana çıkmıyorsanız iş yaşamında olmanın ne anlamı kaldı?

  1. Hedeflerimizi belirledik artık olmak istediğimiz yerde ve ne istediğimizi bildiğimiz zamandayız. Kendini gösterme sırası sende.
  2. Bir yöneticisin ve ya değilsin ama ne olursa olsun astlarına ve üstlerine daima kendin olarak kontrol altında olduğunu ve olacağını hissettir.
  3. Planlı çalş ki zaman yönetimini sen ele geçir.
  4. Farkımızı yarattığımız ve yaratacağımız için buradayız zaten.
  5. Tecrübeler edinin ve deneyimlerinizi gösterin.
  6. Kurallı olun. Her zaman kuralı olmak sizin disipinli aynı zamanda işinizi ne kadar titizlikle yaptığınızı gösterir.
  7. Hata yapmaktan kaçınmayın. Hata yapmak sizi geriye değil ileriye taşır. Unutmayın bu sizi daima başarıya götürür.
  8. Ve ne olursa olsun araştırmaktan , bilgi edinmekten ve okumaktan vazgeçmeyin.

İş yaşamında, kariyerimizde başarıların sırlarını öğrendiysek diğer önemli sebeblerimizden biri de İletişim.

Etkili Konuşma ve Dinleme Teknikleri

Etkili Konuşma ve Dinleme Teknikleri

İkiside birbirinden bağımsız çok önemli iki ayrı eylemdir.

Konuşmadan başlayacak olursak; karşındaki insanı anlayamamak ne zordur. Bir şeylerden bahseder ve sen anlayamazsın. Aslında bu senden kaynaklanmaz , karşında konuşan o kişiden kaynaklanır. Bu sen de olabilirsin, bu yüzden çok net, anlaşılır olmak ilk ilkemiz olsun.

Bir diğeri de sesin ritmi: titrememesi, hızlı olmaması ama çok da yavaş olmayacak şekilde... Ortasını bulmak sana kalmış. Net olduğun sürece, anlaşılır olduğun sürece devam et konuşmaya. Ritim demiş iken çok da gürültülü konuşmamak kaydıyla. Vurgular... O vurguyu yapmazsan eğer sen bile ne söylediğini anlayamazsın. Biraz da konuşmana beden dili eklersen kendini dinletmiş olursun.

Göz teması da bir diğer seçenek. Gözleri dikip bakmıyoruz tabi :) Sadece karşındaki kişiyle ilgilendiğini göstermek amacıyla belirli aralıklarla göz teması kurmak yeterlidir. Bir de küçük bir tavsiye; ayakta konuşmak oturarak konuşmaktan her zaman daha etkilidir. Tabii her yerde değil. Bir sunumda, seminerde veya konferansta gibi.

Dinleme ise; yani dinleyici bence empati yapmalıdır. Kendisinin dinlenmemesini bilmesi ne kadar kötüyse biraz empati yapıp onu anladığını, dinlediğini ufak baş hareketleriyle göstermelidir. Bir de ellerini göğüs hizasında bağlamamalıdır. Bu hareket iletişimde "seni dinlemiyorum, takmıyorum, ilgilenmiyorum" anlamı taşır.

Dinlerken en azından saygılı olmak yapabileceğin en iyi hareket olabilir.

Diksiyon eğitimine katılın.

  • başarı ,
  • iletişim ,
  • diksiyon eğitimi ,
  • diksiyon sertifika ,
  • diksiyon
Yorumlar(1)
Yorumlar
5,0
Ortalama Değerlendirme
%100
%0
%0
%0
%0
Değerlendirmeler
Murat Tepegöz
17.Ağustos.2018

Stres ve öfke konusun da neler yapabiliriz?

Blog Yazarı
Blog Yazarı
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz