Published on: 17 Temmuz 2018 Kader Arıcı 1 Yorum
Okuma Sayısı : 549

Ertelemeden Kurtulma Yolları - Çeşitli Yöntemler

Erteleme Hastalığı/Davranışı-2 Ertelemeden Kurtulma ve Başa Çıkma Yolları, Tedavi Yöntemleri

Erteleme hastalığı/davranışı (Procrastination) kavramı; bir önceki yazıda tanımlanarak belirtileri, görülme sıklığı ve unsurları ile ilgili olarak genel itibariyle bilgi verilmeye çalışıldı. Bu ikinci bölümde ise ilk bölümde kısaca başlangıç yapılan; ağırlıklı olarak erteleme davranışından kurtulma yolları ve tedavi  ile bununla başa çıkma yöntemleri üzerinde durulacaktır.

Erteleme Hastalığı

Kısaca erteleme davranışı için; yapılması gereken bir işi ya da görevi "o an" değil de daha sonraki belirli bir zamana yahut daha sonraki belirsiz bir zamana bırakma, öteleme hareketidir diyebiliriz. Oldukça sık karşılaşılan bir davranış şeklidir ve her demografik yapıda görülmesi sebebiyle de ertelemeyi ortak bir "sorun" olarak nitelendirebiliriz. Peki bu kadar yaygın ve hayatımızı bu derece etkisi altına alabiliyorken neden hala ertelemekten kurtulamıyoruz, farkında olmayan ve reddedenler dışında bilinçli ve yanlış olduğunu bildiği halde bir türlü vazgeçilememesinin sebebi ne olabilir? Erteleme davranışından tamamen kurtulmak ve yaşamı bu şekilde planlayarak idame ettirebilmek mümkün mü? Sorular peşi sıra uzun bir liste halinde sıralanabilir. Çünkü çelişkili bir durum söz konusu zira; hem hepimizi zorlayan yaşam kalitemizi düşüren bir sorun ama yine de bırakma ve terk etme adımını atmakta zorlandığımız bir konu.

Erteleme nedir?

Öncelikle erteleme davranışının türlerinden kısaca bahsetmek gerekirse;

  1. Ertelemeyi, iş hayatındaki rutin işlerin yürütülmesinde,
  2. Karar verici durumunda kalındığında,
  3. Akademik alanda,
  4. Kompulsif erteleme şeklinde sayabiliriz.        

Erteleme hastalığı nedir

Görüldüğü üzere hayatımızın neredeyse hemen hemen her safhasında bir şekilde bu davranışla karşılaşıyor,belki de hayatın tamamında ertelemeyi adeta bir alışkanlık haline getirmiş bulunuyoruz. Çok bilinen bir yaklaşım vardır; bir sorunu çözebilmek için öncelikle o sorunu kabul etmek ve kabule geçip sonrasında çözüm yolları aramak gerekir diye. Evet bu sorun için de aynı şeyi söylemek mümkündür. Kendi kendinize öncelikle şunu sormalısınız:

Erteleme davranışında bulunuyor muyum? Bunu hangi sıklıkla yapıyorum? Hangi konularda daha sık ertelemeye başvuruyorum? Sonrasında pişmanlık ve vicdan azabı çektiğim durumlarla karşılaşıyor muyum? Erteleme davranışı sebebiyle uğradığım maddi/manevi kayıplar bulunuyor mu? Soruların birçoğunun tanıdık gelmesi süregelen ve belki de içinden çıkılamaz hale gelen durumları hatırlatmasından kaynaklanmaktadır. İlk adım olarak böyle bir sorunun varlığını, bilinçli bir şekilde kendi kendine fark etme ve  kabul etme olarak atılabilir. Aslında en zor ve belki de atılması en zaman alan adım bu, harekete geçebilmek kurtulmayı istemek. İster akademik ister  rutin işlerde erteleme olsun, hepsinin ortak noktası doğru zamanda yapılması gereken işleri yapmamaktır, bu da etkili ve doğru bir zaman yönetimi planına sahip olmamak veya yapılan planlara riayet edilmediğini göstermektedir. Eğer herhangi bir planlamaya sahip değilse kişi sadece günü kurtarmak olarak tabir edilen şekilde işlerini yürütmeyi adet haline getirmektedir ta ki,  büyük bir sorunla karşılaşılana değin.

Ya da bir planlama yapılmasına rağmen bir türlü buna uyulmaması veya uygulamaması durumu görülmektedir. İkinci durumda, yani plan ve zaman yönetimi kavramlarının bilincinde olan kişilerin bir kısmında da "mükemmelliyetçilik" davranışına sahip oldukları bilinmektedir. Aslında kulağa oldukça tuhaf geliyor bu iki kavramın yan yana gelmesi ve iç içe olması: erteleme ve mükemmeliyetçilik... Erteleyen kişi, neden mükemmeli arasın ya da mükemmel olan kişi neden ertelesin, şeklinde sorular akla gelmektedir. Mükemmeliyetçi insanlar genellikle, yaptıkları her işte en iyiyi en mükemmeli, en kusursuzu,en doğru zamanı ararlar ve genellikle de o "en doğru an" kolay kolay gelmemektedir. İş yerinde bitirilmesi gereken bir raporu hazırlamaya başlamak için kendisini hazır hissetmesi en iyi sonucu alabilmek için en doğru zamanı bulmayı istemektedir. Sürekli olarak yarına, daha sonraki günlere öteleyerek anlık olarak kendisini rahatlatma yoluna giderek, erteleyerek en iyi sonucu daha sonra alacağı şeklindeki telkinlerle kaygıyı azaltma yoluna gitmektedir. Gerçekten de o an için bu geçici bir rahatlık sağlasa da uzun vadede oldukça zararlı sonuçlara neden olmaktadır.

Başlamak için mükemmel zamanı aramak/beklemek doğru bir davranış şekli değildir. Doğru olan, yapılması gereken şey; hızlıca karar verip hemen başlamak ve ilerledikçe elinden gelenin en iyisini yaparak, en iyi sonucu almaya çalışmaktır. Belli bir zaman sonra zaten ertelemeden, bu şekilde davranılmaya başlandığında artık  alışkanlık haline gelecek sanılanın aksine bunun zor bir şey olmadığı asıl zorluğun erteledikten sonraki sürecin verdiği huzursuzluk ve sonrasındaki baskı olduğu çok geçmeden fark edilecektir. İleri düzeyde mükkemmeliyetçi, obsesif kompulsif bozukluk (okb)  sahibi olan kişilerin ise kendi kendisine başa çıkmadığı durumlarda muhakkak profesyonel destek alması gerekmekte, vazgeçmeden kararlı bir şekilde sonuç almaya yönelik kararlılıkta olunması gerekmektedir.

Ertelem Hastalığı Nedir?

Peki erteleme davranışından kurtulabilmek için neler yapılabilir, hangi önlemler alınabilir? Profesyonel iş hayatındaki erteleme, akademik - okul hayatındaki erteleme, rutin işlerde/günlük işlerde karşılaşılan erteleme... Şeklinde sınıflandırılabilen erteleme hastalığından kurtulmak için yapılabilecek uygulamalar ve  bazı öneriler şu şekilde olabilir:

  1. Daha önce de belirtildiği üzere yapılabilecek ilk ve belki de en zor ve en önemli adım bu davranışı yaptığının bilincinde olmak, fark etmek ve bırakmayı istemektir.
  2. Zaman yönetimi kavramına daha da çok önem verilmeli etkili bir şekilde zamanı kullanmaya çalışılmalı eğer belirli bir zaman çizelgesi kullanılmıyorsa işleyişine uygun bir çizelge oluşturulmalı ve buna kesinlikle uyulmalıdır. Zamanı verimli bir şekilde kullanmanın önemi büyük olup eğer eski alışkanlıklar zihinde sürekli hatırlanıyor ise yeni alışkanlıklar kazanmak için daha önce yapılanların tersi şekilde davranışlarda bulunmak gerekmektedir. Örneğin, teslim edilecek bir ödev, iş yerinde yapılacak bir sunum, ya da istenmediği için sürekli ertelenen ziyaret edilmesi gereken bir akraba,, Önceden kendi kendine verilen rahatlatıcı telkin; "Nasıl olsa daha vakit var, 10 günüm var daha, bir daha ki hafta ziyarete giderim" şeklinde idi. Ama bundan sonraki doğru telkinler şöyle olmalı:" Hazır vakit varken şimdi yapıp bitirsem iyi olur, daha sonra da yapsam aynı şeyi yapmış  olacağım doğru zaman şu an, bu akşam ziyaret edeyim ve bitsin." şeklindedir. Önemli olan zamanı doğru kullanarak, boşa vakit harcamadan yapılması gereken işleri yapmak, planlı programlı hareket etmek bunu da zorlanmadan yük olarak görmeden yapabilmektir. Öyle ki bir müddet sonra bunun vermiş olduğu rahatlık ve konforu kişi kaybetmek istemeyecek hayatını zorlaştıran durumlarda kalma ihtimali de kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Bu aşamadaki kilit nokta; zamanı programlamak ve buna uygun hareket etmektir.
  3. Başlangıç ve bitiş tarihi koymak, bir diğer yapılabilecek uygulamalardandır. Yapılması/tamamlanması gereken bir görev ve iş varsa bunun hangi tarihler arasında tamamlanması teslim edilmesi gerektiğine dair kesin ve net bir tarih belirlenmesi yararlı olacaktır. Çünkü muallakta kalan ve açıkça belirlenmeyen söze ve yazıya dökülmeyen iş ve akademik konularında sıkıntılı durumlarla karşılaşılması söz konusudur. Ayın 19'una kadar şu işimi bitirmem gerekiyor şeklindeki kesin bir açıklama hem belirleyici hem de doğru bir yaklaşım olacaktır. Kişiye hem uyarı ve bilgi vermekte hem de zihinsel ve bilinçaltına mesaj vererek buna uygun hareket etmeye yönlendirecek davranışlarda bulunulmasını sağlayacaktır.
  4. Yeni bir davranış öğrenim süreci aşamaları düşünüldüğünde zor gibi görünse de sanılanın aksine öğrenilip değiştirilecek bir davranış olduğu görülecektir. "İşleri yerine getirmede başlangıçlar şekillendiğinde, seçilen durumsa artların mental bir resminin, dikkat ve algılara odaklanarak yüksek seviyede etkin hale geldiğine, böylece faaliyetlerin başlangıcına engel olan şeylerin üstesinden gelindiğine inanılır."
  5. İşleri parçalara bölerek bitirmeye çalışmak da uygulanabilecek  bir diğer yöntemdir. Çok büyük bir işi imkan var ise daha küçük parçalara ayırarak yapmaya başlamak ve ilerledikçe parçaları birleştirerek tamamlamak hem kişinin üzerindeki baskıyı azaltmakta hem de hata yapma riskini azaltmada yardımcı olmaktadır. Gözümüzde çok büyüttüğümüz asla bitmez asla beceremem gibi ön yargılarda bulunduğumuz işler  için bu yöntemi kullandığımızda hem zamandan kazanmak konusunda hem de stres ve korkuyu azaltmada faydalı olacaktır.
  6. Anlık keyif / haz duygusu yerine kalıcı uzun süreli huzur ve keyif tercih edilmelidir. Birçoğumuz gün içerisinde karşılaştığımız sorunlarda ve  yapmamız gereken işlerde aciliyet oluştuğu durumlarda yahut keyfi olarak , erteleme eğiliminde olmaktayız. Sanki o an yapılmayan işi daha sonra bir başkası yapacak böyle bir durum söz konusu değil elbette. Yapılan  şey sadece, stresi ve korkuyu daha da artıracak erteleme davranışında bulunmaktır. O an için bir huzur ve rahatlama sağlasa da kısa bir süre sonra zihinde sorular ve olumsuz düşünceler artmakta, kötü senaryolar üretilmekte başarısızlık korkusu günden güne çoğalmaktadır. Sonucunda da pişmanlık ve kaygı bozukluğuna değin varabilecek sorunlara yol açmaktadır. Sorumluluğu kendine güvenle almak, bir anlık hazzı değil sonrasında yaşanacak huzur ve rahatlamayı düşünmek ve odağı buna çevirmek en önemlisidir.

Erteleme Hastalığı NediR?

Ertelemeciliğin döngüsü de aşağıdaki şekildeki gibidir. Stres ve etkisi görülmektedir.

  1. Spor yapmak sağlıklı beslenmeye dikkat etmek yeni davranışı öğrenmede ve rahatlamada yardımcı olmaktadır.. Hemen hemen tüm psikolojik rahatsızlıklarda en başta önerilen şeylerden olan sağlıklı beslenme ve spor bedenen ve ruhen iyileşmeye yardımcı ve çok etkilidir. Spordan kastedilen aslında ağır vücudu yoran zorlayıcı spordan ziyade rahatlamaya yardımcı ve kolay uygulanabilen tarzda sporlardır. Örneğin açık havada yapılan yürüyüş bile oldukça faydalı olacaktır. Sağlıklı beslenme de psikolojik olarak iyi hissetmeye yardımcıdır zira ağır yağ ve şeker içeren yiyecekler hem fiziksel hem de ruhsal rahatsızlıklara neden olmakta bu yapılan birçok araştırma da ortaya konulmaktadır. Doğru davranışlarda bulunmak için doğru beslenme ve hareket önemlidir.
  2. Günlük yapılan rutin ve basit işleri ertelemekten vazgeçerek başlamak. Hepimiz, her gün yapılan basit ama kolay işleri de erteleme eğilimindeyiz. Eğer erteleme hastalığından bir şekilde kurtulmak isteniyorsa belki de buradan başlanabilir. Rutin yapılan bir işi zamanında yapmak ertelememek. Mesela ödenmesi gereken bir fatura ya da uzun zamandır ertelenen ama alınması gereken bir eşya olabilir. Faturaları öderken hep son güne bırakmak oldukça yaygın bir eğilim, son gününe gelmeden ödemek bir başlangıç olabilir. Basit ama bunu yaptıktan sonra belki de diğer işler de aynı davranışı sürdürmek istenecektir. Yapılıp bitirilen ve kaygısı biten bir işin rahatlığı paha biçilemez.

Ertelem Hastalığı birinci bölümü okumak için tıklayınız.

Siz ne düşünüyorsunuz yorumlarınızı bekliyorum.
  • Erteleme Hastalığı ,
  • erteleme ,
  • zaman yönetimi ,
  • Ertelemeden Kurtulma Yolları ,
  • Yöntemler ,
  • stres ,
  • kaygı
Yorumlar(1)
Yorumlar
4,0
Ortalama Değerlendirme
%0
%100
%0
%0
%0
Değerlendirmeler
F. Ö.
28.Eylül.2018

Herşeyi ertelemek istiyoruz. mutsuzluktan heo bunları :(

Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitü blog bölümünde içerik üretmektedir. Teknolojinin hayatımıza ve iş hayatımıza olan etkileri hakkında birçok konuda yazılar yazmaktadır.

Devamı