Close
Mobil Menu Bars

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

30 Ağustos 2020, 793 defa okundu.
30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun
Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922, Zafer Bayramı, Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele

Cumhuriyetin temellerinin atıldığı bugünde, Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehası sayesinde Anadolu’nun Türk toprakları dahilinde olduğu tüm dünyaya ispatlanmıştır. Sakarya Zaferi’nden itibaren başlayan Büyük Taarruza kadar devam eden bu süreçte, diplomasi ve askeri hazırlıklar devam etmekteydi. Sakarya Zaferi’nin beraberinde II. Viyana Kuşatması’ndan itibaren yaşadığı bu zorluklar taarruz ile sona erişmişti. Ankara Hükümeti itibarını artırmaya hem iç hem de dış çevreden devam ediyordu.

Yunanlılara karşı Anadolu seti çekilmişti. Taarruza gelene kadar arka planda farklı işler yürütülmekteydi. Mustafa Kemal Atatürk barışçıl bir yaklaşımda olduğuna dair bildiriler gönderiyor, Türkler tarafından bir taarruz yapılmayacağının düşünülmesini istiyordu. Öte yandan Türkiye’nin ekonomik sıkıntıları üzerine baskıda bulunuluyordu. Ayrıca Türklerin Ermeniler için büyük eziyetler yaşattığına dair yalan haberlerle ortalık daha da çok kızıştırılıyordu. Türkiye’nin üzerine baskı kurmak için her türlü yolu deniyorlardı.

Yunanistan ve Dış Ülkelerin Tutumu

Sakarya Muharebesi, Yunanistan üzerinde büyük bir zorluk yaratıyordu. İç çatışmalarında varlığını devam ettirdiği Yunanistan, asla geri adım atmıyordu. Hatta Anadolu’dan çekilmenin iyi bir düşünce olmadığını ve halk üzerinde itibar kaybına neden olacağına inanıyorlardı. Ülkelerinin mali ve ekonomik krizlerinin giderilmesi için teşebbüslerde bulunan Yunanistan, Anadolu’da İtilaf devletleri adına mücadele ettiğine dair propagandalarda bulunuyordu. Ama bu propagandaya rağmen yine de beklediği desteği göremedi. Bu sebeple hükümetleri ciddi anlamda halka ve ülkeye muhalefet ettiğine dair suçlamalara maruz kalıyordu.

Bu izlenimi ortadan kaldırmak için iki girişimde bulunmuşlardı; ilki İstanbul’a işgal girişimi diğeri ise İzmir ve çevresinde özerklik kurmak istemeleriydi. Bu doğrultuda 29 Temmuz 1922 tarihinde İtilaf Devletlerine bir bildiri göndermişti; Türk Milleti’ni barışa zorlamanın tek yolu İstanbul’u işgal etmekti ve bu işgali kendileri gerçekleştirecekti. İngiltere bu duruma onay verse de Fransa ve İtalya’nın sert duruşu sebebiyle bu duruma onay verilmiyordu. Yunanistan 31 Temmuz 1922’de İzmir’de bir idare kurdurdu. Böylesine emrivaki bir tavır, tabi ki dünya tarafından da kabul görmemişti.

Türkiye’nin Tutumu

Mustafa Kemal Paşa ve genelkurmay siyaset açısından bu Anadolu meselesinin çözülmeyeceğini biliyorlardı. 13 Eylül 1921’de Sakarya Muharebesi’nin kazanılmasına rağmen gece yarısından itibaren seferberliğin ilan edildiğini duyuruyordu. Bir ay sonrası için Yunanistan için bir taarruz düşünülmüş ve planları da hazırlanmıştı. Büyük Taarruz’un başlangıcı sayılan, SAD Taarruz Planı 15 Ekim 1921’de genelkurmay tarafından cephe kumandanlarına gönderilmişti. Gönderilen planda, kış başlamadan bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi gerekliliği belirtiliyordu.

Yunanlıların Eskişehir-Afyonkarahisar demiryolundan yararlanmasının önüne geçilmesi ve eşitliğin sağlanması için Afyonkarahisar tarafından bir çıkarma yapılacağı düşüncesindeydi. Bu sebeple Afyonkarahisar’ın güney ve doğu kesimleri kuvvetlendirilmeliydi. Genelkurmay Başkanlığı, cephe kurmaylarından planın nasıl yapılması gerektiğine dair yardım beklemekteydi ancak aksine bu taarruzun gerçekleştirilemeyeceğine dikkat çekiyorlardı. Sakarya Savaşı’ndan sonra halkın hali hiç de iç açıcı değildi ve ciddi anlamda yiyecek ve malzeme kıtlığı çekiliyordu. Özellikle halkın savaşmak için hazır hali yoktu. Askeri teçhizatlar da oldukça yetersizdi.

Askerlik konusunda da acemilik oldukça fazlaydı. Bunlara rağmen hükümet bu taarruzu gerçekleştirmekte oldukça kararlıydı. Taarruzu kaldıramayacağını düşünen ordu komutanları kesin tavırlarını ortaya koymuşlar ve bu sebeple taarruz fikri bahara ertelenmişti. Bu ertelenme durumundan yana muhalif taraflar konuyu başka yerlere taşıyor, durumun sorumlusu olarak da Mustafa Kemal Paşa gösteriliyordu. Başkumandanlık yetkisinin üçer aylık sürelerle uzatılmasına yönelik itirazlara rağmen kabul edilmişti. 5 Ağustos’a kadar süreceği aşikardı. Bu durum mecliste görüşülmüş ve yeri geldiğinde yetkiyi Mustafa Kemal Paşa’dan alabileceklerdi. Ancak bu durum her ne kadar iç çevrede olumsuz karşılansa da dış çevrede bir o kadar da olumlu karşılanıyordu. Çünkü bu durum büyük taarruzun yapılamayacağına dair bir izlenim yaratıyordu. Bu izlenim, askeri hazırlıkların gizlenmesi konusunda etkili oluyordu.

Ankara hükümeti de kendisine dayatılan barış anlaşmasına karşı önyargılı tutumu sebebiyle bunun siyaset ile çözülemeyeceğine kesin gözle bakıyordu. Sonuç olarak Mustafa Kemal Paşa 16 Temmuz 1922’de Büyük Taarruz’un yapılacağı kararını vermişti. Bu karara yönelik askeri faaliyetlerini artırdı.

Mustafa Kemal Paşa’nın Planları

Mustafa Kemal Paşa Adapazarı ve Geyve Adası ziyaretlerini öne sürerek Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak , Milli Savunma Bakanı Kazım Özalp ve Batı Cephesi Kumandanı İsmet İnönü Paşa ile görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde taarruzun en kısa sürede yapılacağını ve hazırlıkların ivedileştirilmesi yönünde bildirimlerde bulundu.

Askeri disiplinin sağlanabilmesi amacıyla Batı Cephesi’nde ciddi anlamda değişikliklere gidildi. Askeri teçhizatların sağlanması amacıyla Anadolu olanakları zorlanarak Ankara’da bulunan küçük harp imalathanelerine Konya’da bir tane daha eklendi ve tüm teçhizatların Batı’ya gönderilmesi sağlandı. İstanbul’dan silah ve cephaneler kaçırıldı, eşkıya gemilerle Anadolu’ya taşındı. Fransa, İtalya ve diğer Avrupa ülkelerinden cephaneler temin edildi. Bu cephanelerden bazıları İngiltere ve Yunan tarafından tespit edildiğinden yurda getirilemedi.

Ruslar ve Fransızlar para yardımında bulundular, özellikle Sovyet Rusya silah ve cephane yardımında bulundu. Ankara Antlaşması ile özellikle Fransızlar hediye olarak cephane ve silah bıraktılar. Tüm bunlara ek olarak ordu için ciddi çalışmalar başlatıldı. Eğitim çok önemsenen bir konuydu. Sürekli olarak tatbikatlar yapıldı, subaylar ve erlerin yetiştirilmesi için çeşitli kurslar açıldı. Eğitimler, Büyük Taarruz yaklaştıkça daha da sıkılaştırıldı. Yunanlıların yurttan atılacağı konusunda oldukça kararlıydılar. Bunun yanında motivasyon da iyi bir düzeyde tutulmaya çalışılıyordu.

Tiyatrolar, müsamereler, bandolar eşliğinde eğlenceler düzenleniyordu. Muhalif olmaya çalışanlara da ek yardımlar yapılarak bastırılmaya çalışılıyordu. Mustafa Kemal Temmuz ve Ağustos aylarında Batı Cephesine daha da çok ziyaret gerçekleştiriyordu. Bahaneler üreterek birçok ziyaret gerçekleştirmişti. İsmet Paşa’nın taarruzun gerçekleştirilmesi konusunda şüphe ve endişeleri vardı. Son ziyareti 30 Temmuz 1922’de İsmet Paşa ile yapıldı ve plan iyice gözden geçirildi. Milli Savunma Bakanı Kazım Özalp de çağırılarak, kesinleşen plan gereği tüm işlere hız kazandırılması gerekliliği konusunda fikir birliğine varıldı.

Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922, Zafer Bayramı, Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele

Büyük Taarruz Başlıyor

Büyük Taarruzun hemen öncesinde askeri hazırlıkların neticesinde ordu Yunanistan birliklerine yakınlaşmıştı. Türk ordusunun konuşları şu şekildeydi; Batı Cephesi Karargâhı Akşehir’de, Kocaeli kısmı Geyve istasyonunda, İkinci Ordu Karargâhı Bovaldin’de, Beşinci Süvari Kolordusu Ilgın’da, Birinci Kolordu Karargâhı ise Çay’daydı. Diğerleri ise birçok yerde değişik hatlarda yerlerini almışlardı. Yunan konuşlandırması ise; dörder tümenli üç kolordusu ve dağınık halde dokuz piyade alayları bulunmaktaydı.

Yunan başkumandanının karargâhı İzmir’deydi. Silah ve cephane bakımından eşit olunsa da hafif ve ağır makineli silahlar ve zırhlı araçlar bakımından Yunanistan daha da avantajlıydı.  Süvaride ise Türkler daha avantajlıydı. Plana göre Ağustos 1922’de konaklama yerleri gibi haritalar çoktan hazırlanmıştı. Yunan Birinci Kolordu Komutanı’nın yanına birkaç kişi sığındı ve taarruzda daha önceden de kendilerine sığınan Türkler olduğunu hatırladı. Onlardan taarruzun yapılacağına dair haberleri aldı ve keşif uçuşları düzenlemeye başladı. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa taarruzun yapılacağını 4 Ağustos’ta Ankara Bakanlar Kurulu’na bildirdi ancak bir tarih vermedi.

17 Ağustos’ta karargâha gittiği gizli tutuldu, yabancı devlet bakanlarıyla çay içmeye gittiğine dair haberler yayınlandı. Batı Cephesi Karargâhı’nda toplandığı son toplantıda harekât planı üzerinde durdu. Bu planın ortaya çıkmaması için ve stratejik adımların atılması için gizlice yapılması gerekliliğinin üzerinde durdu ve 26 Ağustos 1922’de büyük taarruz emrini verdi. Bugün gecesinde bir hilal ve yıldız yan yana duruyordu, bunun zaferle sonuçlanacağına bir işaret olarak yorumladılar. Taarruz emrini almış kuvvetler emri bekliyorlardı ve 4.30’da başlaması beklenen taarruz sis nedeni ile 5:00’de başlatıldı. Böylece Türk ordusu işgalcileri Anadolu topraklarından kovmak için taarruza koyuldu.

Taarruz Sonuçları

Yunan ordusu büyük bir yenilgi ile mağlup edildi. Yunanlıların kaybı, Türklerin kaybına göre on misli kadardır. Bu savaşla birlikte Anadolu topraklarının işgal edilemeyeceği tüm dünyaya kanıtlanmış oldu. Türkiye jeopolitik konumunu koruma altına aldı. Yunanlıların mütareke isteme çabalarının üzerinde Ankara Hükümeti’nin cevabının basın tarafından öngörüleri şu şekildeydi;  Hakimiyet-i Milliye şartlarına göre, Yunanlılar işgal ettikleri yerde el koydukları tüm silah ve cephaneleri bırakacak, sebep oldukları tahribatı tazmin edecek, Anadolu ve Trakya’da istediklerinin hepsinden vazgeçecek yönündeydi.

Sonuç olarak Mudanya Antlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre Yunanlılar Batı Anadolu’dan tamamen çekilmişlerdi. Kararlı duruş sayesinde silahsız bir şekilde İstanbul ve Trakya’yı Yunanlıların elinden kurtarmış olduk. Yunanlılar Türkler tarafından yenilgiye uğratıldıktan sonra büyük bir hezimete uğradı ve askeri darbe yaşadılar. İngiltere’nin yürüttüğü Türklere karşı savaş politikasından dolayı hükümet düşürüldü, Lloyd George istifaya zorlandı. Sonuç olarak Türk Milleti kendi gücünü tüm dünyaya gösterebildi, işgal altındaki topraklarını kurtardı. Zafer bu savaştan 2 yıl sonra kutlanmıştır.

1924'te Başkumandan Zaferi olarak anılan bu bayram, 1926'dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır. 31 Ağustos 1922'de yapılan keşifte, sancaktar askerin bedeninin toprağa gömülü olduğu ama elinde bayrağı sıkıca tutarak şehit oldan askerin görüntüsü Atatürk’ü çok etkilemiş ve anıt haline getirilmiştir, temelleri 30 Ağustos 1924 yılında atılmıştır.

Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı Kütahya’dadır ve onun gibi birçok şehit ve gazinin anısına yapılmıştır. Bu nedenle, bugün rahat şartlarda yaşamamızı, gelişmemizi ve refah düzeyimizi artırmayı hedeflemiş olan, ileri görüşlü ve mücadeleyi sürdürmekten asla vazgeçmeyen, Türk Milleti’ni topyekun örgütleyen, idealist ve vizyon sahibi olan Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte,  silah arkadaşlarına ve uğrunda ne olursa olsun kendilerini feda eden atalarımıza, kadınlarımıza ve tüm çocuklarına sonsuz teşekkürlerimizi iletmeyi bir borç bilirim. “Ne mutlu Türküm diyene!”

Büyük Taarruz Ne Zaman İlan Edildi?

26 Temmuz 1922’de, Mustafa Kemal Paşa tarafından taarruz emri verildi. Saat 4:30’u gösterdiğinde taarruz başlayacaktı. Ancak havanın sisli olması nedeni ile 5:00’de başlamıştır.

Taarruz Nasıl Sonuçlandı?

Yunanlılar büyük bir yenilgiye uğratıldı. Anadolu topraklarının bir bütün olacağına diğer ülkeler de şahit oldu. Yunanlılarla barış yoluna gidildi ve topraklarımızdan çekilmesi istendi.

Şehit Sancaktar Mehmetçik Kimdir?

31 Ağustos 1922’de keşifler yapılırken, bir askerin atılan bomba sonucunda toprağın içine gömüldüğü tespit edildi. Ancak elindeki bayrağı sıkıca tutan ve elinden bırakmayan bu şanlı askerin bedenini gören Mustafa Kemal Atatürk, anıtının yapılmasını istedi. 30 Ağustos 1924 yılında Türk Milleti’nin gücünü temsil eden bu anıtın temellerin atıldığı konuşma yapılmıştır.

Bu yazıyı beğendiysen
şimdi paylaş!
Blogger
Özgeçmiş

Akdeniz Üniversitesi İşletme bölümü mezunudur. Üniversiteden fakülte derecesi ile mezun olmuştur. Gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projesi ile çevresine katkıda bulunmuştur. Gönüllü olarak sosyal sorumluluk projesini devam ettirmektedir. İşletme ve alanları ile ilgili yazılar yazmaktadır.

Devamı
Yorumlar(0)
Ortalama Değerlendirme 5

Yorum yapabilmek için Oturum Aç'manız gerekmektedir.

Yorum yapılmamış, yapan ilk sen ol!