4 Dakikada En Çok Hatırlanan Aday Olmak

4 Dakikada En Çok Hatırlanan Aday Olmak

Yaklaşık 10 yıldır insan kaynakları alanında çalışıyorum. Birçok kişiyle mülakat yaptım ve yapmaya da devam ediyorum. Aynı zamanda mülakat koçluğu ve performans koçluğu da yapıyorum. İş görüşmesine gidecek kişilere mülakat tavsiyeleri veriyorum. Şimdi size iddialı birşey söyleyeyim. Bazıları bana tamamen güvendiğini ve ben ne tavsiye edersem yapacağını söyler (gururum okşandı).

Gururumun okşanması beni hatırlamalarından geliyor. Tavsiyelerimin doğru olup olmadığı konusunda tartışabilirsiniz ama bence insanlar üzerinde bir etki bıraktığım tartışılmaz bir gerçek.

Herkesin hatırlanmak istediği şekilde unutulmaz olmanın sırrı nedir?

İster bir pano, reklam, konuşma, okul yazısı hazırlıyor olun veya yönetim kurulunda veya iş mülakatında birisinin sorusunu cevaplıyor olun, mesajınızı verirken içermesi gereken beş özellik var.

Eğer bu özellikleri dikkatli bir şekilde okursanız fark edeceksiniz ki bu özellikler insan aklının çalıştığı şekille ve de pazarlamanın doğasıyla örtüşüyor.

Kısa ve basit tutun. Antoine de Saint Exupéry bir keresinde demiş ki “Mükemmellik ekleyecek başka bir şey olmadığında değil, çıkarılacak bir şey olmadığında elde edilir.” Sade ve düzgün bir mesaj vermek ile gevezelik yapmak arasında büyük bir fark vardır. Sadece gerekli olan bilginin altını çizin. İnsanları gereksiz bilgiyi elden geçirmek zorunda veya onu anlamak zorunda bırakmayın.

Onların dikkatini çekin.  Eğer dikkatlerini veremiyorlarsa sizi hatırlayamazlar. Öncelikle onların dikkatini çekmeli ve o dikkati sürekli hale getirmelisiniz. Onların dikkatini toplamanın en kolay yolu düşünce şekillerini kırmaktır. Tipik olarak onları şaşırtmalısınız veya akıllarındaki paraziti bölmek için onların yakın bir sürede şaşıracağını düşünmelerini sağlamalısınız. Bir kere dikkatlerini çektiniz mi, onu sürdürmenin en iyi yolu onları meraklı tutmaktır.

Onların dilinden konuşun.  Konsept çok basit ama insanların yapması en zor olan şeylerden biri. Neden? Çünkü biz hayatta evrim geçirdikçe bildiğimiz şeyi bilmemenin nasıl bir şey olduğunu unutuyoruz. Mülakatçı olmanın nasıl birşey olduğu hakkında düşünmelisiniz. Aynı zamanda mülakatçılara uygun olan bilgi seviyelerini de sorabilirsiniz. Sorularının derinliğine ve içeriğine odaklanın. Ne tanımladığınızı gerçek anlamda göz önüne getirebilecekleri bir şekilde konuşun.

Onların size inanmasını sağlayın. Onların dilinde konuşmak bazen çok zor olabilir, onların size inanmasını sağlamak söylemekten daha kolaydır. Burada da samimiyet ve deneyim işin içine giriyor. Birisini kendinize inandırmanın birçok yolu var ama ben en direkt olana vurgu yapmak istiyorum. Detaylar ve istatistikler! Laf ebesi olmaktan ve bizim ilk prensibimiz özgün olmayı ihlal etmekten bahsetmiyorum. Demek istediğim nasıl yaptığınız, çözdüğünüz, yönettiğiniz veya bir şey sattığınız hakkında spesifik bilgiler verin. Onların gerçekten sizin durumu yaşadığınızı hissetmeleri için adım adım sürecini uygulayın.

Umursamalarını sağlayın. Ben insanların genel olarak iyi kalpli olduklarına ve de çoğu durumda yardımcı olmaya istediklerine inanırım, ama iş onların umursamasını sağlamak olduğunda hiçbir şey bencilliği geçmiyor. Onların umursamasını sağlamanın en kolay yolu mülakatçılara işe alımın onlara nasıl yarar sağladığını göstermektir. Tabii ki de sizi işe almanın şirketin işe yaradığının farkındalar ama daha spesifik bir etki yaratmak daha çok getiri sağlayacaktır. Örneğin bir üst yöneticiyle mülakattayken ona işe alınsaydınız becerilerinizin ve yeteneklerinizin nasıl onun günlük görevlerini rahatlatacağından ve onun da daha stratejik olan alanlara odaklanabileceğinden bahsedin.

Her zaman olduğu gibi, sizden bir şeyler duymayı çok isterim. Sizin hatırlanabilir olmak adına ipuçlarınız neler!?

6 votes